Allah Yoksa Ahlaktan Bahsedebilir miyiz?

0
114 views


Allah yoksa iyi ve kötü de yoktur. İyi ve kötünün olmadığı yerde ahlaktan söz etmek söz konusu değildir. Tabi Allah’ın olmadığı bir evrende aslında evrenin de yaşamın da canlının da ortaya çıkışının tesadüflere bağlanmak dışında bir seçeneği kalmamaktadır. Böyle bir durumda yani Allah’ın olmadığı bir evrende karşınızda kalan tek şey doğadır. Doğanın kendisinde canlılarda ahlaktan söz etmemiz mümkün değildir. İnsan dediğimiz varlık da böyle bir senaryoda doğanın bir kazası olarak yani hayvanlardan biraz daha gelişmiş bir şekilde evrilmiş bir hayvan olarak karşımıza çıkacaktır. Dolayısıyla böyle bir durumda hayvanlarda gözlemlediğimiz her şeyin insanlarda görülmesi de gayet doğal karşılanmalıdır. Ancak durum böyle değildir. Çünkü iyi ve kötü vardır. Bunu biliyoruz. Objektif değerler ve kriterler vardır. Bunu da biliyoruz. Objektif değerler ve kriterler olmasaydı karşımızda kalan tek şey kişilerin görüşleri, beğenileri ve kararlarıdır. Ancak bunlar da sübjektif değerlendirmelerdir. Yani birisinin iyi-doğru bulduğu bir şeyi bir diğer kişi kötü-yanlış bulabilir. Dolayısıyla bizim bu noktada insanların bireysel görüşlerinin ötesinde evrensel ilkelere dayalı bir standarda ihtiyacımız vardır. Bu anlamda kaçınılmaz olarak ahlakın rasyonel olarak temellendirilebilmesi, objektif ahlakın varlığı için kaçınılmaz olarak Allah’ın varlığı zorunludur. Mesela doğaya baktığımızda aslında ensest diyebileceğimiz aile içi ilişki, hırsızlık diye tanımlanabilecek bir hayvanın bir başka hayvanın yiyeceğini çalması da, yine tecavüz diye tanımlanabilecek bir takım eylemlerin olduğunu görüyoruz. Ama hayvanların birbirlerine karşı ahlaki yükümlülükleri olmadığı için bu noktada onları yargılamıyoruz. Allah’ın olmadığı bir evren senaryosunda aynı şeyin insanlar için düşünülmesi gerekir. Çünkü bizim aslında hayvanlardan daha gelişmiş bir beyine sahip olmamız onlardan daha ayrıcalıklı ya da ahlaki açıdan daha değerli olduğumuzu göstermez. Bu sadece bizim kendi türümüze tanıdığımız bir ayrıcalık olur. Yani bir kartal bir başka kartalın elinden yiyeceğini çaldığı zaman onu çalmış olur ama biz ona hırsız demeyiz. Bazı köpek balıkları dişisiyle güç kullanarak çiftleştiği zaman, güç kullanarak çiftleşmiş deriz ama tecavüz etmiş demeyiz. Bir hayvan başka bir hayvanı öldürdüğü zaman da ona katil demeyiz. Demek ki bunlar insanlar için geçerli kavramlarsa eğer objektif ahlakın varlığı için kaçınılmaz olarak evrenin de yaşamın da canlıların da bilinçli bir yaratıcı tarafından var edilmiş olması ve yaratıcı tarafından var edilen bu insanların da hem yaratıcılarına karşı hem de onun yarattıklarına karşı görev ve sorumluluklarının olması gerekir ki ancak böyle bir durumda ahlaktan söz edilebilir.

Dr. Emre Dorman