Felsefe, Kuran

Allah’ı Neden Göremiyoruz?

Ateistler tarafından bu sorunun sık sık dillendirilmesi, ateistlerin belli bir kesiminin Allah hakkında hiç düşünmediğinin en güzel göstergelerinden biridir. Zira en mükemmel varlığın, asıl gözükmemesi normaldir. Tarih boyunca birçok dinin tanrıları gözle görünür, belli yerleri işgal eden, belli renk ve ebatlara sahip varlıklardı. Ancak bunların hepsi kusurlardır, zira belli ebatlara sahip, renkli bir varlık pek ala başka bir varlığa benzetilebilir, neden daha büyük olmadığı sorgulanabilir… En mükemmel varlık benzersiz olmalıdır, nitekim Kuran bunu şu şekilde açıklamaktadır:

Allah’a benzer hiçbir şey yoktur. (42-Şura 11)

Allah ışığın, mekanın, gözün, fizik yasalarının, kısacası her şeyin yaratıcısıdır. Daha bunlar yokken yüce Rabbimiz vardı.  Hal böyleyken “Allah varsa neden göremiyoruz” sorusunu, dine karşı bir itiraz gibi sunmak anlamsızdır.

Peki, Allah’ın gözükmemesi onun yokluğunun delili midir? Tabi ki hayır; atomları, mikropları, havayı ya da radyasyonu da pek ala göremiyoruz.  Onları göremememiz var olmadıklarını göstermez. İnsanın sınırlı görme duyusunu cisimlerin varlığı veya yokluğu konusunda ölçüt olarak almak büyük bir hata olacaktır; düşünün ki yayılan ışığın tamamını bile göremiyoruz, sadece 390-750 nanometre dalga boyundaki ışığı fark edebiliyoruz.

Allah’ı göremesek bile onun var olduğunun işaretlerini her yerde görebiliriz. Allah’ın varlığını rasyonel bir şekilde temellendirmemizi sağlayan tasarım delili, kozmolojik delil, ahlak delili, arzu delili gibi argümanlar bahsedilen soruya verilecek en güzel yanıt olacaklardır. (Bakınız: Allah’ın varlığının delilleri nelerdir?)

Ayrıca yüce kitabımız Kuran üzerinde yapılacak ciddi bir inceleme, Kuran’ın en temel mesajı Allah’ın varlığı olduğu için bu konuda birçok delil sunacaktır. (Bakınız: Kurandaki mucizeler hakkında bize bilgi verebilir misiniz?)

Diğer önemli bir nokta da bu dünya hayatının bir sınav olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğidir. Allah kendisini gösterseydi, sınav anlamını kaybedecekti, çünkü herkes  O’nu görseydi inanmamak mümkün olmazdı.

Gözler O’na erişemez. O, gözlere erişir. O şefkatlidir, haberdardır. (6-Enam 103)