Bilimcilik Nedir?

0
70 views
Bilim doğayı daha iyi tanımamızı, doğadaki yasaları keşfetmemizi ve bunun neticesinde doğayı kendi çıkarlarımız doğrultusunda manipüle etmemizi, kullanmamızı sağlayan bir araçtır. Bilimcilik ise her ne kadar isminde bilim kelimesini barındırsa da bilimin dikte ettiği, bilimin zorunlu kıldığı bir görüş değil. Bilimi kısaca, kabaca şöyle tanımlayabiliriz: tek geçerli bilgi türü doğa bilimciliği ile elde edilen bilgilerdir onun dışında kalan bilgi türleri meşru değildir. Bu bağlamda bilimcilerin genel iddiası bilimin insanların tek rehberi olması gerektiğidir. Tabi böyle olması durumunda sosyal bilimlerden elde edilen bilgi türleri, felsefeden elde edilen bilgiler, dini bilgiler ve gündelik hayat bilgisi meşruluğunu yitirecektir. Bu problemli bir görüştür ve bu görüşün neden problemli olduğunu başka bir videoda açıklayacağım. Bunun yanında aslında bilimciliği savunanların şu noktayı atladıklarını görüyoruz; bir insan çok büyük bir bilim insanı olabilir ama bilimcilik görüşüne inanmayabilir. İsaac Newton gibi devrim yaratmış bir bilim insanı olabilir ama tek geçerli bilgi türünün bilimsel bilgi olduğunu düşünmeyebilir. Öte yandan bir insan bilimciliğin doğru olduğuna inanabilir ama bilimden hiçbir şey anlamayabilir. Nitekim Türkiye’de on binlerce kişinin bilimden bir şey anlamamalarına rağmen bilimciliği savunduklarını görüyoruz. Tabi burada bilimciliğin kolay savunulabilir bir görüş olması da bir etkendir. Çünkü bilimden, bilim tarihinden, felsefeden hiçbir şey anlamamanıza rağmen kolay birkaç sloganı ezberleyip bilimciliği savunabilirsiniz. Bilimciliğin aslında temel olarak bilimin prestijinden faydalandığını görüyoruz. Boşlukları doldurduğunu görüyoruz. Şöyle ki bilim her konuda rehberlik yapsın iddiasında bulunan insanlar aslında bir yerde bilimin her konuda bize bilgi sunmadığının farkında değiller. Nasıl bir müzik türü dinlemeliyiz? Hangi ahlaki kodları takip etmeliyiz? Bilim bu konularda sessiz kalmaktadır. İşte bu boşlukları bilimcilik aslında insanların ideolojileriyle doldurduğunu göstermekte bize yani bilim her konuda bir şey söylemeyince o boş kalanları da insanlar kendi ideolojileriyle, kendi metafizik görüşleriyle doldurmaktadırlar. Nitekim günümüzde bilimciliğin en büyük savunucularından olan yeni ateistlerin de bilim adı altında, bilimin prestijini kullanarak ateizmi savunduklarını, pompaladıklarını görüyoruz. Türkiye’de bilimciliğin çok yaygın, çok popüler olduğunu görüyoruz. Tabi buradaki temel neden bilimciliğin hiçbir bilgi birikimi gerektirmemesi yani birkaç slogan cümlenin ezberlenip tekrarlanması neticesinde bilimin tek rehber olduğu gibi bir görüşün kitlelerce benimsendiğini görüyoruz. Bu nedenle Türkiye’de her ne kadar felsefi olarak bilim tarihi açısından problemli bir görüş de olsa bu kadar yaygın olmasından dolayı bilimciliğin ciddiye alınıp cevap verilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Daha detaylı olarak Bilim Ne Değildir? isimli kitabımda bu konuyu inceledim. Doç. Dr. Alper Bilgili