Bir Mezhebe Bağlanmak Şart mıdır?

0
22 views
Bir Mezhebe Bağlanmak Şart mıdır?


Mezhep zehebe kökünden gelen, hukukta, bilimsel faaliyetlerde, her konuyla ilgili seçilecek yol – gidilecek yol – açılan yol anlamında kullanılan içtihat gibi bir terimdir. Dolayısıyla bir insanın dinde açılmış herhangi bir yorumu, dinin aslı olarak telakki edilip ona bağlanması ve hatta onun ismiyle kendini isimlendirmesi aslında olabilecek bir şey değildir. Esas bakımdan bakıldığında Hz. Peygamber ve dört halife döneminde bulunmayan bu mesele daha sonra İslam hilafetinin yıkılması, devlet, millet ve ümmet dengesinin ortadan kalkması sonucunda; daha doğrusu devlet ve millet arasında bir takım engellerin ortaya çıkıp, devleti otoriter bir şekilde halka yön vermeye, kula kulluk düzenini icra etmeye dönük bir şekilde yeniden belirlendiği bir dönemde toplumun meselelerini, aynı zamanda bir alim olarak, ümmetin imamı olarak devletin yöneticilerine götüremeyince kendi içerisinde alimlere, fakihlere götürüp onların verdiği fetvalarla ve yaptıkları içtihatlarla amel etmeyi ve bir bölgenin genelinde bu yaygınlaşınca mezhep diye bir kültür olayı ortaya çıkmıştır. Daha sonra bu mezhepler maalesef Kurʼanʼi bilginin ve akli faaliyetin giderek azalmasına paralel olarak artık dinin yerini almaya, o mezhebi Kurʼan kişinin ismiyle anılır yeni bir paralel din şeklinde gündeme gelmiştir. Allahu Teala Kurʼanʼda haydi babanız İbrahimʼin milletine ki O sizi sadece Müslüman olarak adlandırdı dediği halde, Kurʼan bunu açık ve net bir şekilde bize İslamʼdan Müslümanʼdan başka herhangi bir isim almasının uygun olmadığını emrettiği halde biz kendimizi başka başka mezhep kurucularının isimleriyle isimlendirir hale geldik. Ondan sonra da bu dinimizi paramparça etme sonucunu doğurmuştur. Kurʼanʼı Kerimʼde de söylendiği gibi dinlerini parça parça ettiler, her parça kendindekiyle sevindi; ey peygamber senin o dinlerini parçalayanlarla hiçbir alakan yoktur. Dolayısıyla mezhebi din gibi telakki etmek tamamen yanlıştır. Bugün Yahudilik ve Hristiyanlığa baktığımızda bir din olarak çıkmış değil, önce mezhep sonra din haline gelmiş unsurlardır. Bugün de ümmeti Muhammet Şiilik ve Sünnilik diye iki akidevi mezhep belirlemiş ve maalesef onlar da tıpkı Yahudilik ve Hristiyanlık gibi birer ayrı din gibi telakki edilir hale gelmiştir. Bundan şiddetle ve şiddetle kaçınmak lazımdır.

Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan