Evrim Tanrı İnancına Aykırı Mıdır?

0
287 views
Günümüzde hem dini çevrelerde hem de bir çok ateist çevrede Tanrı inancıyla evrim teorisinin çeliştiği yaygın bir kanıdır. Bu anlamda bilhassa yeni ateistlerin Tanrı fikrinin terk edilmesi gerektiği çünkü Darwinci Evrim Teorisinin doğru olduğu görüşünü savunmaktadırlar. Sadece yeni ateistler tarafından değil bir çok popülistlerde de aynı görüşün savunulduğunu görmekteyiz. Örneğin Harariʼnin Sapiens eserinde şöyle bir bölüm var: biyoloji Tanrıʼnın var olmadığını gösterdi. Elbette bu çok absürt ve yüzeysel bir yaklaşımdır. Çünkü doğa bilimleri, biyoloji ve evrim teorisi, Tanrıʼnın varlığı ya da yokluğu konusunda bu tip hükümlere varamaz. Bunlar doğa bilimlerinin sınırlarını aşan iddialardır. Evrim teorisinin iddiası da; • Canlılığın nasıl başladığını, • Nasıl devam ettiğini, • Doğadaki çeşitliliğin nasıl ortaya çıktığını açıklamaktır. Dolayısıyla Tanrıʼnın varlığı ya da yokluğu konusunda bir soru Darwinci Evrim Teorisinin sınırlarını aşan bir sorudur. İşin daha da ilginç yanı Darwin, evrim teorisini anlattığı Türlerin Kökeni eserinde yaratıcıya bir çok atıfta bulunmaktadır. Hatta Darwin; Eski Ahitte geçen Tanrıʼnın ruhundan üflemesi ifadesini kitabının sonuç bölümünde ödünç alarak yaratıcının canlılığı, doğal seleksiyon aracılığıyla yarattığı fikrini savunmaktadır. Darwinʼin bu görüşünü bir kısım yeni ateistler Darwinʼin takiyye yaptığı, ikiyüzlü davrandığı ve dönemin baskısından çekindiği yönünde yorumlamaktadırlar. Fakat bu konuda da Darwinʼe haksızlık etmektedirler. Çünkü Darwinʼin otobiyografisine bakıldığında o dönemki görüşlerinde dürüst olduğu görülmektedir. Darwin döneminde inançlı bir Hristiyandır ve Tanrı fikrinden hiçbir şekilde şüphe duymamıştır. Sadece Darwin değil beraberinde evrim teorisini eş zamanlı bulan Alfred Russel Wallace da hayatı boyunca Tanrıʼya inanmaya devam etmiş bir bilim insanıdır. Yine Darwinʼin akıl hocalarından Charles Lyell da, Darwinʼin evrim fikri ile Tanrı inancı arasında bir çelişki görmemiştir. Darwinʼi Amerikaʼda ünlü eden isim Harvardʼlı botanik profesörü Asa Gray de dindar bir bilim insanıdır ve Darwinʼin evrim teorisinin dinle, Hristiyanlıkla, tanrı inancıyla uyumlu olduğunu düşünmektedir. Hatta kötülük problemi gibi bazı felsefi soruların Darwinʼin evrim teorisiyle daha iyi cevaplandığını iddia etmektedir. Dikkat edilirse sadece Tanrıʼnın varlığıyla çelişmemesinden bahsetmiyor, Tanrıʼnın varlığıyla daha uyumlu bir teori olduğunu iddia ediyor. Bu noktada şunu da görmemiz lazım ki sadece dindar bilim adamları arasında değil aynı zamanda din adamları arasında da teori benimsenmiştir. Frederick Temple gibi, Charles Kingsley gibi İngiltereʼde dönemin en ünlü din adamları da Darwinʼin evrim teorisini benimsemiş ve yayılması için çaba sarf etmişlerdir. Bazen bu tarihi isimleri verdiğimizde sanki Darwinizmle Tanrı fikrini beraber savunan insanlar sadece o dönem yaşamış algısı oluyor. Bu doğru değildir. Günümüzde 20.yyʼda hem Darwinʼin evrim teorisine inanan hem de Tanrıʼya inanan çok önemli bilim insanlarını şöyle sıralayabiliriz: • Ronald Fisher • Theodosius Dobzhansky • Francisco J. Ayala • Simon Conway Morris Hatta bu listeye nobel ödüllü bilim insanımız Aziz Sancarʼı da eklemek lazım ki kendisi Tanrı’ya ve evrim teorisine inandığını söylediğinde Türkiyeʼde ciddi şekilde kafa karışıklığı oluşmuştur. İnsanlar ikisinden birisini seçmek gerektiğine şartlandıkları için uzun süre durumu anlayamamışlardır. Aziz Sancarʼın evrim teorisini savununca ateist olduğu, Tanrı fikrini savununca da evrim teorisine karşı gelindiği gibi yüzeysel iki kategoriden birisine sokulmaya çalışılmıştır. Darwinʼin evrim teorisinin bu insanlar tarafından savunulmasını bir kenara bırakalım ve “gerçekten de teorinin kendisinde Tanrı fikrine aykırı bir görüş var mı?ˮ sorusunu anlamaya çalışalım. Esasen teorinin kendisinde Tanrı fikrine aykırı hiçbir görüş yoktur. Modern Darwin Evrim Teorisi / Neo Darwinizm Teorisi Temelde; • Dünyanın 4,5 milyar yaşında olduğu, • Canlılığın basit canlılardan kompleks canlılara doğru çeşitli modifikasyonlarla ilerlediği, • Ortama daha iyi uyum sağlayan canlıların ayakta kaldığı ve diğerlerinin elendiği, • Canlıların ortak bir ataya sahip olduğunu savunmaktadır. Burada gördüğünüz gibi herhangi bir şekilde Tanrıʼnın varlığı ya da yokluğu ile ilgili bir iddia sunulmamaktadır. Dolayısıyla bir Tanrı bu süreci kontrol ediyor, süreci yönlendiriyor olabilir. Nitekim teoriyi ortaya koyan Charles Darwin de, Alfred Russel Wallace da başlangıçta böyle bir teoriye inanmışlardır. Dolayısıyla onların da “biz doğal mekanizmayı açıkladık dolayısıyla Tanrıʼya gerek kalmadıˮ gibi bir iddiaları yoktu başlangıçta. Bu noktada paylaşmak istediğim güzel bir örnek var. Jet motorunun mucidi Sir Frank Whittleʼla ilgili “jet motorunu fizik yasalarına mı borçluyuz yoksa Sir Frank Whittleʼa mı borçluyuz?ˮ sorusu sorulabilir. Fakat aslında bu soru absürttür çünkü Sir Frank Whittle fizik yasalarını kullanarak jet motorunu icat etmiştir yani bunlar farklı düzeyde açıklamalar sunarlar. Aynı şekilde Tanrı inancı için de “Tanrı evrimsel mekanizmaları kullanarak canlılığı ortaya çıkarmıştırˮ diyebiliriz ki türlerin kökeninde de tam olarak bu cümle yer almaktadır. Dolayısıyla burada insanları ikisinden birisini seçmeye zorlayacak herhangi bir tercih söz konusu olmamaktadır. Elbette insan evrim teorisine inanıp Allahʼa inanmayabilir, Allahʼa inanıp evrim teorisine inanmayabilir ama bunların mantıksal olarak çeliştiği iddiası tutarlı, makul bir iddia değildir. İslam dünyasında evrim teorisinin nasıl karşılandığı ile ilgili de birkaç şey söylemek istiyorum. Aslında dinle bilimin çatıştığını iddia eden Draper bile İslamʼın bu konuda farklı bir yerde olduğunu, Hristiyanlıktan farklı bir yerde olduğunu, Müslümanlar arasında evrim teorisinin her zaman daha hoş görüyle karşılandığını ve savunulduğunu iddia etmektedir. 9.yyʼda Cahız gibi düşünürlerin evrimsel fikirleri desteklediğini, benimsediğini ve bunu Kurʼan ayetlerine referans yaptığını da hatırlatmaktadır ki söylediği doğrudur. Modern dönemde de Filibeli Ahmet, İsmail Fenni Ertuğrul, İzmirli İsmail Hakkı, Ahmet Mithat gibi önemli düşünürler evrim teorisinin doğru olduğuna inanmamalarına rağmen, İslam ve evrim teorisi arasında bir çelişki olmadığını iddia etmekteler. Son olarak şunu söylemek istiyorum; yeni ateist düşünürlerin insanların evrim teorisini benimsemelerinden rahatsız olmayacağı gibi bir kanı var. Bu doğru değildir. Yeni ateist düşünürler örneğin Papaʼnın evrim teorisini benimsediğinde, evrim teorisi doğrudur dediğinde rahatsız olunduğunu görüyoruz. Çünkü onlara göre teorisi dinlere karşı kullanılan bir araçtır. Dolayısıyla teist evrimci olması yani hem Tanrıʼya hem evrim teorisine inanması onları rahatsız etmektedir. Nitekim Richard Dawkins bir toplantıda bunu açıkça ifade etmiştir. Kendisini en çok rahatsız eden insanların evrim teorisini kabul eden teistler olduğunu söylemiştir. Doç.Dr.Alper Bilgili