Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer Hadis Yazımını Yasaklamış mıdır?

0
307 views
Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer Hadis Yazımını Yasaklamış mıdır?

Hadislerle ilgili bir çok şey tartışılır, konuşulur. Öncelikle şunu belirteyim evet doğrudur, Hz. Ebu Bekir ve özellikle de Hz. Ömer hadis rivayet edenlerin çok üzerine gitmiştir ve bir takım yasaklar getirmiştir. Özellikle Ebu Hureyre, İbni Mesud gibi kişilere yasak koymuştur. Hatta İbni Mesudʼu hapsettiğine dair rivayetler de vardır. Ebu Bekir ve Ömerʼin Kurʼanʼı topladıktan sonra yaklaşık beş yüze yakın hadisi de topladıklarına dair bir rivayet vardır. Daha sonra da Ebu Bekirʼin bu hadisleri Kurʼanʼa karışacağı gerekçesiyle yaktırdığı iddia edilir. Buradaki temel espri şudur ki insanlar ileri geri sözleri Peygamberimize isnat etmeye başlayınca Ebu Bekir ve Ömer her önüne gelen Resulullahʼa söz isnat etmesin diye hadisleri yani onun ağzından çıkan hüküm rivayetlerini toplama kararı almışlardır. Fakat daha sonraları Ebu Bekir bunlar Kurʼan gibi algılanıp farklı yorumlanır, ben bu vebalin altına giremem deyip bu rivayetleri yaktırmıştır. Nitekim peşinden gelen Hz. Ömer de her önüne gelen Peygamberimize söz isnat etmesin diye bu konuda çok ciddi bir filtre uygulamıştır. Peygamberimize birisi söz isnat ettiği zaman mutlaka tanık getirmesini istemiştir. Ömer ve Ebu Bekir döneminde böyle ciddi bir kontrol sağlanmıştır. Fakat Hz. Osman döneminde yönetim boşluklarıyla ortaya çıkan kargaşada iç denetim kaybolunca her önüne gelen Resulullahʼa söz isnat etmeye başladı. Düşünebiliyor musunuz Peygamberimizin en yakınında olan Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali gibi insanlar bir tek söz yazmadılar. Yazdıklarına dair bir şey olmadığı gibi aksine yazılanları imha ettiklerinden bahseden kaynaklar var. Peygamberimizden yaklaşık yüz elli – iki yüz sene sonra geriye dönük olarak ona isnat edilen sözler toplanmış, yazıya geçirilmiş ve günümüzde Kurʼanʼdan sonra dinin en önemli kaynağı olarak söylenmiştir. Oysa bir çok rivayetin de Kurʼanʼa aykırı olduğunu görürüz. Sözün özü Ebu Bekir ve Ömer döneminde hadis yazımına, kayıt altına alındığına dair en ufak bir emare yoktur. Dolayısıyla onlar bu konuda hadisler Kurʼanʼa karışmasın diye oldukça hassaslardı. Ne derece hassas oldukları da daha sonradan ve özellikle de günümüzde hadislere yüklenen anlamlardan ortaya çıkmaktadır.

Prof.Dr.İsrafil Balcı