Hz. Muhammed’in Büyülendiğine Dair Hadis Doğru Mudur?

0
11.839 views

Başta Buhari ve Hanbel olmak üzere, çeşitli hadis kaynaklarında Hz. Muhammed’e Lebid Bin A’sam isimli biri tarafından büyü yapıldığı, bu büyü sonucunda Hz. Muhammed’in kadınlarıyla cinsel ilişkiye giremediği, ayrıca bir işi yapmadığı halde yaptı sandığı rivayet edilir. Bu kaynaklara göre büyü Zervan kuyusuna atılmış, Hz. Muhammed de büyü oradan çıkarılıp, toprak altına gömülene kadar tam altı ay bu halde yaşamıştır.

Ancak bu söz konusu iddiaları kabul etmek mümkün değildir; çünkü dinimizin yegane kaynağı Kuran’da böyle bir anlatım olmadığı gibi, bu anlatım üstelik Kuran’a aykırıdır. Peygamber’in vefatından birkaç asır sonra yazılan, içinde Kuran’ın açık hükümlerine ve mantığa aykırı bir sürü unsur bulunan hadisleri hüküm kaynağı almak, ya da onları tarihsel doküman almak doğru değildir. (Bakınız: Hadisler dinin kaynağı olabilir mi?)

Bu hadislerin sorunları kısaca şöyle özetlenebilir:

Söz konusu hadisler Kur’an ile çelişmektedir: Kur’an’da peygamberlerin, İslam düşmanları tarafından; yalancılıkla, çıkar peşinde olmakla ve büyülenmiş olmakla suçlandığını biliyoruz. Bu durum, Hz. Muhammed için de tekrarlanmış ve o da büyülenmiş olmakla suçlanmıştır. Nitekim bu Kur’an’da bize şu şekilde bildirilmektedir:

Biz onların, seni dinlerken ne sebeple dinlediklerini, kendi aralarında gizli konuşurlarken de o zalimlerin: “Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz” dediklerini, gayet iyi biliyoruz. (17-İsra 47)

Yahut ona bir hazine indirilmeli, yahut kendisinin ürününden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil mi? Ve zalimler: “Siz başka değil, sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler. (25-Furkan 8)

Söz konusu rivayetlerin kabul edilmesi, bu ayetlerdeki müşriklerin büyülenme iddialarının doğrulanması anlamına geldiği için Kur’an’la açıkça çelişen bir tavır olacaktır. Furkan Suresi’ndeki ayete göre, Peygamberimiz’in büyülendiği iddiasında bulunmuş olanlar “zalimler”dir. Yukardaki ayetler ışığında söz konusu rivayetleri kabul etmek mümkün değildir.

Eğer büyü işe yaradıysa, müşrikler neden Peygamberimizi tekrardan büyülemediler? Neden Hz. Muhammed’e sadece bir kere büyü yapıldı? Şüphesiz büyü yapılmış ve tutmuş olsaydı tekrar tekrar yapılmaya devam ederdi!
Bu tip hadisleri uyduranlara şunu hatırlatmak gerekmektedir: Eğer Peygamber’in büyülendiği bir dönem varsa, Peygamber’in bu dönemde vahyin içine yalan yanlış bilgiler karıştırdığı şeklinde iddialarda da bulunanlar olabilir. Hiç şüphesiz bu iddialar, Kuran’daki, Peygamberimiz’in güvenilir bir elçi olduğunu gösteren ifadelerle çelişkilidir.
Söz konusu rivayetler birbiri ile çelişmektedir: Bu hadislerin yanlış olduğunun en önemli göstergelerin biri bahsedilen hadislerin kendi aralarında çelişmesidir. Çelişik ifadeler de tarihi veri olarak alınamadıklarından, bu hadisler de tarihi veri olarak alınamaz. Rivayetler arasındaki çelişkilere örnek vermek gerekirse, sözde büyü muskası Zervan kuyusunda saklanmaktadır. Bu muskayı çıkarmak için kuyuya gidenlerin isimleri rivayetten rivayete değişmektedir. Bazılarına göre Hz. Ali tek başına gidip muskayı çıkarmış (İbni Hanbel, 4/367), bazılarına göre Hz. Ali yalnız gitmemiş, yanına Hz. Ammar’ı almış (İbni Sa’d,Tabakat, 2/198), bazılarına göre Hz. Muhammed bizzat, büyükçe bir grupla kendi gidip muskayı çıkarmış (Buhari, Tıb, 76), diğer bir rivayete göre Hz. Ammar başka bir grupla gidip muskayı çıkarmış (Beyhaki, Delail, 6/248), başka rivayetlerde Cubeyr b.İyas ez-Zuraki’nin tek başına gitmiş (İbni Sa’d, Tabakat, 2/197), bir diğer rivayette ise Kays b.Mihsan ez-Zuraki’ tek başına gidip muskayı çıkarmıştır (Fethu’l-Bari, 10/230). Bazılarında birinci gidişte direk muska çıkarılmış, bazılarında çıkarılamamış, bazılarında Hz. Muhammed tek başına gidip çıkarmıştır. Gene başka rivayetlerde Hz. Cebrail muskayı çıkarıp imha etmiştir… Açıkça görüleceği üzere neredeyse tüm rivayetler birbiri ile çelişmektedir. Bu da açıkça söz konusu rivayetlerin doğru kabul edilemeyeceğinin delillerinden biridir.

Son olarak bu hadisi din aleyhinde kullanan ateistlere şunu hatırlatmakta fayda görüyoruz; eğer hadisleri tarihsel kaynak olarak kullanacaklarsa, o zaman Hz. Muhammed’in Ayı yardığı, göz yaşlarının güle dönüştüğü, göğe yükseldiği gibi rivayetleri de tarihsel gerçek olarak kabul etmeleri gerekmektedir. Zira görüşlerini tutarlı bir biçimde savunmalarının tek yolu budur, bilimsel bir tartışmada, aynı kaynakta geçen rivayetlerin bir kısmını keyfi olarak doğru, ya da bir kısmını keyfi olarak yanlış ilan edemeyiz. Ateistlerin çoğu işine gelen hadisleri tarihsel gerçek alırken, işine gelmeyenleri ise görmezden gelmektedirler. Bu noktada onları tutarlı olmaya davet etmek gerekir.