Hadis, Peygamber

Hz. Muhammed’in Kalbi Ameliyatla Temizlendi Mi?

Başta Müslim olmak üzere çeşitli hadis kaynaklarında Hz. Muhammed’in göğsünün yarıldığı ve kalbinin yerinden sökülüp temizlendikten sonra yerine konulduğundan bahsedilir.  Bu literatürde Şakk-ı Sadr ya da Şehr-i Sadr olayı olarak bilinir. Olayın çeşitli versiyonu vardır, en yaygın görüşe göre Peygamberimiz dört yaşındayken, sütkardeşi Abdullah’la oynarken iki beyaz elbiseli kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Bu iki kişi Abdullah’ın gözleri önünde Peygamberimiz’in göğsünü yarıp kalbini çıkartmışlar ve ellerinde tuttukları altın bir tastaki karla temizleyip, bir kan pıhtısını kalpten ayırdıktan sonra kalbi tekrardan yerine takmışlardır. Böylece Peygamberimiz’in kalbindeki şeytana ait kısmı söküp attıklarını söylemişlerdir!  İlk dikkat etmemiz gereken nokta, içinde birçok uydurmanın karıştığı hadislerin dini kaynak olarak alınamayacağıdır. (Bakınız: Hadisler dinin kaynağı olabilir mi?)

Söz konusu rivayetin akılla ve bilimle çelişkisini bir tarafa bıraksak bile, ciddi manada sorunludur. Bunları beş maddede şöyle gösterebiliriz:

  1. İlgili rivayetlerde anlatılan olaylar birbiriyle ciddi şekilde çelişmektedir. Kimi hadise göre peygamberimiz dört yaşındayken, kimisine göre on yaşındayken, kimisine göre vahiy gelir gelmez, kimisine göre Miraç’tan hemen önce bu ameliyatı olmuştur. (Bakınız: Peygamberimiz Miraca çıktı mı?) Bir rivayete göre Peygamberimiz’in göğsünü Cebrail, diğer bir rivayete göre beyaz elbise giymiş iki kişi yarmıştır. Bazı rivayetlere göre kalp karla, diğerlerine göre zemzem suyuyla, diğer bazılarına göre semavi bir sıvıyla temizlenmiştir. Bazı rivayetlerde Peygamberimiz sapsarı kesilip aşırı derecede korkmuştur, diğer rivayetlerde ise onun hiçbir şey hissetmediğinden bahsedilir. Gördüğünüz gibi rivayetler açık bir biçimde birbirleriyle çelişmektedir. Bu ifadeleri dini kaynak olarak almak mümkün değildir.
  2. Söz konusu rivayetin kaynağı Hammad b. Seleme’dir. Buhari’ye göre Hammad hafızası karışık, güvenilmez biridir. Bundan dolayıdır ki bu rivayetleri bilen Buhari kitabına almamıştır. Yani rivayetin kaynağı, bazı hadisçilere göre bile güvenilmezdir.
  3. Bu hadislerin en meşhuru Müslim’de geçen versiyonudur ve buna göre Peygamberimiz bu ameliyat esnasında dört yaşındaydı. Dört yaşında günahsız bir çocuğun kalbinde şeytani parçalar ya da manevi kirlilik olduğundan nasıl bahsedebiliriz?
  4.  Şeytanın, kalbin içinde et, kan gibi biyolojik yapılardan oluşan bir kirlilik üzerinden etkide bulunduğunu söylemek apaçık bir mantıksızlık değil midir?
  5. Bazıları söz konusu iddianın Kuran’daki İnşirah Suresi’nin birinci ayetinde geçtiğini iddia etmişlerdir. İnşirah Suresi’nin ilk dört ayeti şöyledir:

1-      Biz senin göğsünü genişletmedik mi?
2-      İndirmedik mi üzerinden ağır yükünü!
3-      Ki o, belini çatırdatmıştı senin.
4-      Ve yüceltmedik mi senin şanını. (94-İnşirah suresi 1-4)

Ancak bu ayetten Peygamberimiz’in kalbinin ameliyat edilip fiziksel olarak temizlendiği sonucu çıkarılamaz. Bu ayeti, bahsedilen hadislerin şartlanmasıyla okumayan herhangi bir kişinin, böyle bir anlam çıkarmasının en ufak bir olasılığı bile yoktur. Bunu şu ayetten görebiliriz:

Allah kimi doğru yola iletmek isterse göğsünü genişletir. (6-Enam 125)

Şüphesiz ki her doğru yola iletilen kişinin kalbinin operasyonla temizlendiği iddiası gülünçtür. Dolayısıyla “göğsün genişletilmesi”nden kalbin fiziksel olarak temizlendiği sonucu çıkarılamaz. Nitekim benzer ifadeler, Kuran’daki başka ayetlerde de geçmektedir:

Mûsa dedi: “Rabbim, göğsümü açıp genişlet.” (20-TaHa 25)

Her kim imanından sonra Allah’a karşı kafir olursa -kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan başka- ve kim kafirliğe göğsünü açarsa, onların üstüne kesinkes Allah’tan bir gazap iner ve onlara büyük bir azap vardır. (16-Nahl 106)

Sonuç olarak Peygamberimiz’in kalbinin fiziksel olarak temizlendiği iddiası Kuran’dan çıkmadığı gibi Kuran’a aykırıdır.“Göğsün genişletilmesi-açılması” ifadesinin Kuran’daki kullanılış şekline baktığımız zaman, fiziksel bir temizlikten ziyade, bir çeşit manevi “göğüs açılmasından” bahsedildiği apaçıktır. “Göğsün açılması” kişinin sıkıntı ve zorluklara karşı dayanıklı hale getirilmesi, yani umutsuzluk ve çaresizlik hissinin giderilmesi olarak anlaşılmaktadır. Nitekim biz dilimizde de bu deyimi benzer manada kullanmaktayız. Üstelik bu ifadelerden Peygamberimiz’e özel bir ameliyatın uygulandığını anlamaya hiç imkan yoktur.