İslam’daki farklı anlayışların nedeni ve İslam’ın Ortak Paydası nedir?

0
41 views


İslam ortak paydası aslında İslam’ın en temelde imanla ilgili boyutuna bakarsanız; tevhid, ahiret ve nübüvvettir. Bir insan bu esaslara inandığı zaman İslam dairesi içerisinde olmuş olur. Bu çerçeve içerisinde bir gerçeği gündeme taşımamız lazım. Hayatın akışı değişiyor, farklılaşıyor. Ben altmış yılı aşan bir insan olarak yirmi sene önceki Hasan Onat değilim. Allah ömür verirse belki on sene sonra da şuandaki Hasan Onat olmayacağım. Biyolojik olarak değişiyorum. Her gün yeni bir şey okuyorum, yeni bir şey öğreniyorum ve dolayısıyla düşünce dünyam değişiyor, ruh dünyam değişiyor. Peki bu değişimin içinde dinin rolü nedir? Aslında ortak payda dediğimiz şey bu değişimin istikametini belirleyecek temel unsurdur. Nedir o? Ahkaf Suresi 46/13. Ayet: “galu rabbunallah summestegamu.” Aslında bu İslam’ın özetidir. Burada en çekirdek iki unsuru bulursunuz. İslam’ın en olmazsa olmazı iman noktasında tevhid, iki destek unsuru olarak ahiret ve nübüvvet; davranış noktasında da istikamet/dosdoğru olmaktır. Bu da salih amelin özünü oluşturur. Bu bağlam içerisinde bizim bu ortak paydayla ilgili diğer unsurları bulacağımız kaynak Kur’an’ın ta kendisidir. İslam açısından belirleyici tek bilgi kaynağı Kur’an’dır. Kur’an’ın dışındaki bütün bilgiler hangi kitapta yer alırsa alsın ve kim söylemiş olursa olsun yorumdur, beşerî bilgidir. Hadisler de bu kategori içerisindedir. Çünkü Kur’an’ın Hz. Peygamber tarafından yapılan yorumları anlama biçimleri de beşerî anlama biçimleridir. Bu çerçeve içerisinde meseleye baktığınızda ortak payda bilinci var olduğu sürece yani temel iman esasları, Kur’an ve Hz. Peygamberin örnekliği varsa, Kur’an’ın kurucu ilkeleri varsa insanlar bunun dışında istedikleri gibi düşünebilirler, konuşabilirler, fikir yürütebilirler. Ama ancak bu esasları merkeze aldıkları taktirde ürettikleri İslam açısından anlamlı olur, keyfilik ortaya çıkmaz. Bir konuda ben fikir ürettiğimde benim ürettiklerim yanlışsa siz çıkarsınız ve şu fikirleriniz doğru ama şunlar yanlıştır dersiniz. O zaman ben fikirlerimi, düşüncelerimi düzeltme imkanı bulurum. Gelişme denilen şey budur. İşte bizim Müslüman gelenekte geleneğin dinleştirilmesi, ortak payda bilincinin olmayışı, her grubun, her cemaatin, her tarikatın sadece kendisini din olarak görmesi Müslümanların düşünce üretiminin önüne geçtiği gibi; bölünme ve parçalanmanın dini nitelik kazanmasına da yol açmıştır. Yani görüş ayrılıkları olmanın ötesine geçmiş, görüş ayrılıkları dinin yerini almaya başlamıştır. Bu çerçeve içerisinde düşünürseniz son derece doğal olan farklılaşma maalesef gelenek dinleştiği için, ortak payda bilinci olmadığı için bizi farklı noktalara itmiştir. O zaman şu noktada başa dönüp Kur’an’ın “kullu hizbin bi maledeyhim ferihun” ayetini yeniden hatırlamak gerekmektedir. Diyor ki Kur’an “dinlerini parça parça yapanlar gibi olmayın.” Ortak payda vurgusu budur. Diyor ki Kur’an “vatasimu bi hablillahi cemia – hepiniz birden Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, bölünmeyin parçalanmayın.” Ne olur? Devletiniz elinizden gider. Gücünüz kaybolur. Bu çok ciddi bir uyarıdır. Diyor ki Kur’an; “dinlerini parça parça yapanlar gibi olmayın, her topluluk kendi elindekiyle övünür” bu ayeti bugün aslında en güzel şekilde şöyle yorumlamak mümkündür: farklı düşünebilirsiniz, örgütlenmeler gruplanmalar doğaldır ama lütfen sadece kendi grubunuzu, kendi cemaatinizi İslam ile özdeşleştirmeyin. Siz nihayetinde beşerî bir grupsunuz. Din kimsenin tekelinde değildir. Cenabı Hak İslam’ı temsil etme hakkını, yetkisini kimseye vermiyor. Hz. Muhammed’den sonra hiç kimse ama hiç kimse Cenabı Hakkın kendisini özel olarak görevlendirdiği gibi bir iddiada bulunma hakkına sahip değil. İslam hiç kimsenin tekelinde değildir. Hiçbir grup İslam’ı kendi tekeline alamaz. Hiçbir grup İslam’ı temsil ettiği iddiasında olamaz. Gruplaşmalar olacaktır. Bilinçli olursa, rasyonel gruplaşmalar olursa hem İslam’ın anlaşılmasına hem de yaşanmasına kolaylık sağlar. Ancak bu gruplaşmalar kendilerini dinin yerine koyarak var kalmaya çalışırlarsa bunun adı din istismarı olur ve İslam’ın ruhuna aykırı olur.
Prof.dr Hasan Onat