Kadınların Çoğu Cehennemlik midir?

0
26 views


Kur’an’ı Kerim öyle söylemiyor. Kadının ve erkeğin aynı soydan, aynı ana babadan geldiğini söylüyor. Tarih boyunca gönderilen kitaplarda kadınlara ve erkeklere aynı şekilde hitap ediliyor. Dolayısıyla Allah’ın kitabı kadın, erkek, inanç, ibadet, mükafat, ceza açısından herhangi bir ayrım yapmıyor; aynı yükümlülüklerle sorumlu tutuyor, aynı ödevlerle muhatap sayıyor. Ne yazık ki böyle bir hadis vardır. Hadise göre peygamberimiz miraç yolculuğundayken cenneti ve cehennemi seyrediyor. Cehenneme bakarken cehennemliklerin çoğunun kadınlar olduğunu görüyor ve etrafındaki bazı kadınlarla konuşurken “ey kadınlar siz çok sadaka veriniz, ben cehenneme baktım çoğunun kadınlar olduğunu gördüm” diyor. Aralarından bir kadın “niye kadınlar?” diyor. Peygamberimiz cevaben “çünkü onların dini de eksiktir, aklı da eksiktir” diyor. Dini niye eksik? “Çünkü siz adetli günlerinizde ibadet etmiyorsunuz, namaz yok oruç yok ve iki kadın şahitliği bir erkek şahitliği eder dolayısıyla aklınız da az dininiz de az” diyor. Bunu telafi etmek için ne yapmak lazım? Çok sadaka vermeniz lazım. Bunun dinle, İslam’la hiçbir ilgisi yoktur. Aksine öyle kadınlar vardır ki; erkekler onun eline su dökemez. Elbette öyle erkekler de vardır ki kadın onun eline su dökemez. İkincisi kadın dediğimiz varlık hepimizin annesi, ablası, bacısı, teyzesi, halası, nenesi değil midir? Hangi birimiz kadının aklını ve dinini eksik görerek onun cehenneme gitmesini ister? Böyle bir şey söyleyebilir misiniz? Bu söylem başka kültürlere sahip halkların İslam toplumuna katılmasıyla beraber getirdikleri anlayışlardır. Bunun bir numaralı kaynağı da Yahudi kültürüdür. Yahudilerin uygulamalarıdır. Çünkü Yahudi kültüründe, Tevrat’ta kadın aşağılıktır, kadın günahkardır, aybaşı günlerinde kadın necistir, oturduğu mindere dahi oturulmaz, onunla aynı yatağa yatılmaz, onunla beraber yemek yenilmez, şeytanlaştırılır. O kültürün uzantılarıdır. Müslümanlar o zamanlar hadisleri derleyip kitaplaştırırken Yahudi kültürünü anlatan birtakım rivayetleri, anlatımları peygamberimize nispet ederek bu kitaplara geçirmişlerdir. Yoksa Kur’an’ı Kerim sözünü ettiğimiz konularda örneğin aybaşı halinde kadının ibadet etmesi yasaktır dememektedir. Kur’an kadının aybaşı halinde Kur’an okuması yasaktır, kadının camiye gitmesi yasaktır, kadının orucu ve namazı yasaktır demiyor. Aksine normal zamanda kadının yapmakla yükümlü olduğu bütün ibadetleri adetli iken de yapması gerekmektedir. Rivayet Kültürü ve Olumsuz Kadın Algısı kitabımda uzun uzun anlattım. Birtakım değerlendirmeler sonucunda şu sonuçlara vardım:
1. Aybaşı hali bir hastalık mıdır? Var sayalım ki hastalıktır. Hastalık halinde kadın ve erkek Müslümanın namaz kılmaktan ibadet etmekten muaf olduğunu söyleyen hiçbir fıkıh kitabı, hiçbir fakih yoktur.
2. Aybaşı bir özür hali midir? Öyle diyelim. Kişinin idrarını tutamaması, kanamasının devam etmesi gibi özür halinde namaz kılmaktan muaf olduğunu söyleyen hiçbir fıkıh kitabı, hiçbir alim yoktur. Her namaz vaktinde abdestini alır, namazını kılar ve bezini bağlar. Namaz kılarken kanının akması, idrarının akması onun abdestini bozmaz onun ibadetini iptal etmez.
3. Aybaşı hali bir cünüplük hali midir? Hayır değildir. Hiçbir alim, hiçbir fıkıh kitabı bunu söylemez. Cünüplük bile olsa gider gusül abdestini alır ve namazını kılar.
Dolayısıyla kadın ve erkeğin ibadet etmekten, namaz kılmaktan muaf tutulduğu hiçbir hal yoktur. Kişi hastayken de kılacak, ayakta duramazsa oturarak, oturamıyorsa uzanarak, konuşamıyorsa işaretle, niyetle kılar. Yolda, düşman karşısında cephede kılar. Vakit yok birleştirir, kısaltır. Su yok ise teyemmüm yapar. Sonuç olarak kadın veya erkeğin namazdan muaf olduğunu söyleyen hiçbir kitap yoktur, hiçbir alim yoktur. Ama nedense birtakım anlatımlara, rivayetlere dayanarak kadınlara dışlama, cehenneme gitme sebebi gibi şeyler anlatılır. Bunlar asla İslam’a ait değildir, İslam bunu kabul etmez.

Prof. Dr. İbrahim Sarmış