Kur’an’da Hırsızlığın Cezası El Kesme midir?

0
442 views


Kur’an’ı Kerim’de hırsızlıkla ilgili cezai düzenleme bakımından çok önemli bir ayeti kerime vardır. Maide Suresi 5/38. Ayetin vermek istediği mesajı bütün detaylarıyla kısa sürede izah edemeyebilirim. İslam kültüründe hırsıza verilecek cezanın bildiğimiz manada organik manada elinin kesilmesinden ibarettir. Fakat bunun bugünkü teknolojik imkanlarla düşünüldüğünde elini kestiğiniz adam elini geri isterse onu mikro cerrahi yöntemiyle diktirebilir ve kaybolan elini kendisi isteyerek yeniden bir organına dönüştürebilir. Elin kesilmesinden kasıt hırsızlığın genelde elle yapılmasıdır. Oysa günümüzde hırsızlık elle yapılmıyor. Günümüzde hırsızlıklar bakışla, sözle, yazıyla, bilgisayarla, talimatla yapılıyor. O zaman kişinin elini kesmek hırsızlık organını kesmek anlamına gelmeyecektir. Dolayısıyla kadın olsun erkek olsun hırsızın elinin kesilmesi demek aslında hırsızlığın yapılamayacak bir duruma getirilmesini, yani gücünün kesilmesidir. Yani hırsızlık yapmak isteyen birinin bu imkândan yoksun bırakılmasını temin etmektir. Bunun için en iyi uygulama hırsızlık yapmayı gerektirecek bir ortam meydana getirmemektir. Herkesin karnının doyduğu bir ortamda herhangi bir hırsızlık olayı da yaşanmaz. Milleti aç bırakıp sonra da elini kesmek kadirşinas bir tutum değildir. Hırsızın elinin değil, hırsızlıktan gücünün kesilmesi lazım geldiğinin ayeti kerimedeki asıl mesaj olduğunu, fattau emrinin de aslında mecazi bir kesme manası verdiğini, eydihuma kelimesinin de iki el manasında değil onların gücünü kesin anlamına, hırsızlık yapmalarını engellemek manasına bir tedbirin önerildiğini düşünüyorum. Diğer görüşün yaygın bir kabul halinde uygulandığını, kitaplarda yer aldığını biliyoruz ama kast edilenin fiziksel anlamda kesmek değil mecazi anlamda gücünün, takatinin kesilmesinin lazım geldiğini düşünüyorum. Kaldı ki bir sonraki ayette eğer tevbe ederse Allah’ın onların tevbesini kabul edeceği beyanı yer alır. Kişinin elini kestikten sonra tevbe etse ne olacak? O zaman o tevbenin o kesme işlemi dediğimiz işlemden daha farklı bir işlemi beraberinde getirdiğini düşünmek ve bunun mecazi anlamda gücünün, takatinin kesilmesi manasına geldiğini söylemek diğer görüşe göre daha isabetlidir.

Prof. Dr. Mehmet Okuyan