Mirasta Vasiyet Var mı?

0
417 views

Peygamberimizin vefatından sonra peygamberimizin söylediği iddia edilen birçok söz uydurulmuştur. Bu sözlere literatürde hadis denmektedir. Hadis uydurmacılığının birçok sebebi vardır. Dini bozmak ve dejenere etmek, mezheplerini fikirlerini doğru çıkarmak, maddi çıkar sağlamak, manevi çıkar sağlamak, gelenek ve görenekleri dinselleştirmek, dini sevdirmek bu sebeplerden sadece birkaçıdır. Mirasta vasiyetin olmadığını söyleyen aşağıdaki hadis de peygamberin söylediği iddia edilen sözlerden biridir:

Hadis: ”Varis için vasiyet yoktur.” (Hanbel, 14/238)

Peygamberimiz böyle bir söz söylememiştir. Çünkü peygamberimizin yalnızca vahye uyduğu Kuran‘da şöyle geçer: ”Yalnız bana vahyedilene uyarım ben.” (Enam Suresi, 50. Ayet). Kuran‘da ise vasiyetin varolduğunu şu ve diğer ayetlerden anlayabiliriz: ”Ey iman edenler! Herhangi birinize ölüm gelip çattığında vasiyet zamanı aranızda tanıklık şöyle olsun: Kendinizden adalet sahibi iki kişi, yahut yolculuk etmekte iken ölüm musibeti başınıza geldiyse sizin dışınızda iki kişi.” (Maide Suresi, 106. Ayet) Vasiyetten arta kalanlar ise Kuran‘da tavsiye edilen şekilde dağıtılır. Vasiyeti iptale yönelik bu hadis, aslında Kuran‘ın bir hükmünü hadisle iptale yönelik bir girişimdir.
En güvenilir hadis kitaplarından biri olarak kabul edilen Hanbel’de geçen Kuran‘la çelişen bu ve birçok hadisin olması, hadislerin dinin kaynağı olduğu iddiasını reddetmemiz ve Kuran‘a gidip dini yeniden kavramamız için yeterlidir.

Kuran’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah’tan başkasının katından olsaydı elbette içinde birçok çelişki bulacaklardı.” (Nisa Sûresi, 82. Ayet)

”Hiç şüphesiz Hatırlatıcı’yı Biz indirdik Biz. Onun koruyucuları da gerçekten Biziz.” (Hicr Sûresi 9. Ayet)

Nisa süresindeki ayetten, dinimizin kaynağının çelişkisiz olduğunu öğrenebiliriz. Allah Kuran’ın çelişkisiz olduğunu söyleyerek; hem Kuran’ın doğruluğunu, hem de dinin kaynağının sahip olması gereken özelliği öğretiyor. Kuran ile çelişen hadislerin olması, hadislerin Allah katından olmadığının ve dinin kaynağı olamayacağının ispatıdır. Ayrıca Hicr Suresi’ndeki ayetten Kuran’ın korunduğunu, böylece dini kaynak olarak korunmuş bir kitaba sahip olduğumuzu anlıyoruz.