Nisa Suresi 34. Ayet Kadınların Dövülmesini mi Emrediyor?

0
314 views
Kurʼanʼı Kerimʼin herhangi bir konuda parça parça ne söylediğini anlamak için Kurʼanʼın o konuya dair bütüncül bakışını bilmek gerekmektedir. Yani bir ağacı tanımlayacaksanız eğer önce ormanı tanımanız gerekir. Ormanı tanımadan ağaç tanımlanmaz. Kadının dövülmesi konusunda şu unsurlar vardır; 1. İnsan 2. Cinsiyet 3. Şiddet Buradan bakılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz; 1. Allahu Teala insanoğluna nasıl sesleniyor? Örneğin ey ademoğulları derken kadın ve erkek ayrımı yapıyor mu? Yapmıyor. 2. Kadınlar üzerinden çok özel hükümler belirleyen ayetler vardır. Cinsiyetleri itibariyle sadece kadınlara özel olan bu ayetlerde bir takım hükümler vardır. Bunların dışında genelde cenneti kazanması gereken insanlardan söz eden bütüncül Kurʼan bakışında Kurʼanʼı Kerim kadın erkek ayrımı yapmaz. Kurʼanʼı Kerim örneğin Ahzab Suresi 33/35. Ayette İnne-lmuslimîne velmuslimâti velmu/minîne velmu/minâti velkânitîne velkânitâti ve-ssâdikîne ve-ssâdikâti ve-ssâbirîne ve-ssâbirâti velḣâşiʼîne velḣâşiʼâti velmutesaddikîne velmutesaddikâti ve-ssâ-imîne ve-ssâ-imâti velhâfizîne furûcehum velhâfizâti ve-żżâkirîna(A)llâhe keśîran ve-żżâkirâti eʼadda(A)llâhu lehum maġfiraten veecran ʼazîmâ – Müslüman kadınlar ve Müslüman erkekler; mümin erkekler ve mümin kadınlar; itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar; özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar; sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar; ırzlarını koruyan erkekler, ırzlarını koruyan kadınlar; Allahʼı çok anan erkekler, Allahʼı çok anan kadınlar var ya; işte Allah bunlar için bir af ve büyük bir ödül hazırlamıştır şeklinde on tane nitelikten söz eder. Bu on tane niteliği hem erkek kalıpta hem de kadın kalıpta saymaktadır. Demek istiyor ki bu fedakarlıklar hem erkeklerin hem kadınların yapması gereken fedakarlıklar. Sonuçta kendilerini bağışlayacağı ve büyük ödül sunacağı insanların da bütün bunlar olduğunu söylüyor. Yani Kurʼanʼı Kerim kadına cinsiyeti üzerinden değil şahsiyeti üzerinden seslenir. Öyle olunca da kadının Allahʼa itaatinden söz eder, kocasına olan itaatinden değil. Çünkü kocası da Allahʼa itaat etmek zorundadır, hanımı da Allahʼa itaat etmek zorundadır. Kulluğumuz Allahʼa yönelik, itaatimiz Allahʼa yönelik ve gönülden gelen boyun büküşümüz Allahʼa yönelik olacağı için; Resulullahʼa yönelik bir itaat bizden istendiği için; kadınların dövülebileceğini söyleyenler kadınların kocalarına itaat etmeleri gerektiği noktasından hareket ediyorlar. Temel yanlış buradan geliyor. İtaatte koca muhatap değildir, kocanın da hanımının da itaat etmesi gereken Allahu Tealadır. Nisa Suresi 4/34. Ayette; ayrılma durumu söz konusu olursa, yani bir ayrılma süreci yaşanmaya başlanıyorsa bu ayrılmayı engelleyici bir takım önlemlerden söz ediliyor. Biri olmazsa öbürü, öbürü olmazsa öbürü değil hepsi bir arada uygulanacak şekilde. Nasihat devreye konulacak, yataklar ayrılacak veya bu arada eşin babasının evine gitmesi, kocasının evden ayrılması gibi geçici ayrılıklar söz konusu olacak; daha da olmadı artık taraflar için birer hakem belirlenmesi istenir Nisa 4/35. ayette. Eşler bir başarı için çalışırsa Allahu Teala da onları başarılı kılacağını söyler. Her şeye rağmen bu ayet kadının dövülmesi ile ilgili bir buyruk içermez. Ayette geçen vadribuhunne emrindeki darp kelimesi nikahın devamı için ısrarcı olmak, nikahı kurtarabilmek için gerekiyorsa kadının ve erkeğin evden bir süre ayrılması manasına gelir. Darabe fiilinin anlam alanında kısa süreli ayrılıklar, yola çıkmak, yolculuk yapmak manaları da vardır. Arapların kadına bakışını bir süre sonra Kurʼanʼın bakışı gibi anlamamıza yol açan bir takım yaklaşımlar günümüzde hanım kardeşlerimizin Kurʼanʼa ve İslamʼa maalesef mesafeli durmasına sebep olmaktadır. Hele ki genç kardeşlerimizin bu yanlış bilgilendirmeler sonucunda İslamʼa mesafeli durmalarına sebep olunmaktadır. Kurʼan kadına kadın olduğu için değil, cinsiyeti üzerinden değil şahsiyeti üzerinden seslenir. Evlilik kurumunun devam etmesi için ortaya konulan bir takım çözüm seçenekleri arasında geçici bir ayrılığın bulunmasından söz eder. Hz. Peygamberin hayatında da bu konuda iki tane örnek vardır. Hz. Peygamber bu dini en iyi anlayan insan olması itibariyle, benzer problemleri evinde yaşamasına rağmen hiçbir eşine elini dahi kaldırmamıştır. Eğer ayette emir vurmak olsaydı peygamberimiz bunu vurmak şeklinde uygulamalıydı. Asla ve asla böyle bir şey yapmamıştır. Kadını dövmek, insanlığı dövmektir. Dövülen kadınla aynı yastığa baş koymak ne yaptığını bilmemenin korkunç akıbetinden başka bir şey değildir. Evler insanların birbirlerinin cenneti olursa anlamlıdır. Evleri tımarhaneye çevirmenin bir alemi yoktur. Hele ki bunu din adına yapmak, dine yapılabilecek en büyük zararlardan Prof. Dr. Mehmet Okuyan