Diger

Noel’i Kutlamak Caiz Midir

“Noel” ile “yılbaşı” toplumumuzda birbirine karıştırılan iki kavramdır. “Noel” Hıristiyan inanışına göre İsa Peygamber’in doğum günü olarak kabul edilir. 24 Aralık akşamı ve 25 Aralıkta kutlanır. (Hıristiyan mezhepler arasında tarih konusunda farklı görüşler de vardır.) Yılbaşı ise 31 Aralığı 1 Ocağa bağlayan gece kutlanır. (Ayrıca Bakınız: Yılbaşını Kutlamak Caiz Midir? )

Bir Müslüman’ın, Hz. İsa’nın veya başka bir peygamberin doğumunu kutlamasında herhangi bir sakınca yoktur. Müslümanlar’ın peygamberler arasında ayrım yapmaması Kuran’da üzerinde durulan bir husustur. Kuran’da bu konuda şöyle buyrulur:

Şöyle deyin: “Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, onun torunlarına indirilene, Mûsa’ya ve İsa’ya verilene ve diğer nebilere verilene inandık. Bunlar arasından hiç kimseyi ayırmayız. Biz yalnız O’na teslim olanlarız. (2 Bakara-136)

O halde bir Müslüman, Hz. Muhammed’in doğumunu kutladığı gibi Hz. İsa’nın doğumunu da istiyorsa kutlayabilir. Bu anlamda Noel’in kutlanmasında dinen sakıncalı bir durum yoktur. Öte yandan yılbaşında olduğu gibi Noel’de de Kuran’ın sınırları içerisinde hareket edilmeli, Allah’ın yasakladığı davranışlardan kaçınılmalıdır. Noel ve yılbaşı içki içmek, zina yapmak, kumar oynamak, israf etmek için bahane olarak kullanılmamalıdır. Ne yazık ki günümüzde bu günler Kuran’da yasaklanan eylemlerin sık sık sergilendiği günler halini almışlardır. Sonuç olarak İsa Peygamber’in doğum gününü kutlamak hiçbir İslami -yani Kurani- öğretiyle çelişmez. Ancak bugünlerde sergilenen eylemlere dikkat etmek gerekmektedir.

Bu tür bir kutlamanın kültürümüzde yeri olmadığı iddiasına da kısaca değinmek istiyoruz. Bir eylemin Türk örf ve âdetinde yeri olmaması onu dinen sakıncalı kılmaz. Ne yazık ki din ile geleneği, örfü ve adeti eşitleme yaklaşımı toplumumuzda yaygındır. Sadece halk düzeyinde değil, toplumu aydınlatması beklenen yetkililer düzeyinde de bu yanılgıya sıklıkla rastlanabilir. Bir eylem Kuran’ın genel veya özel hükümlerine aykırı olmadığı sürece caizdir. Toplum tarafından benimsenip benimsenmemiş olması onu daha “İslami” kılmaz. O halde sırf Batı’dan geliyor diye bir kutlamayı yasaklamak hatalı bir eğilimdir. Nitekim doğum günü veya mezuniyet kutlamaları gibi birçok kutlama da Batı kökenlidir. Hatta bazı yemek yeme alışkanlıklarımızdan tutun da kıyafetlerimize kadar Batı’dan kültürel olarak birçok şey aldığımız söylenebilir. Bu tür etkilenmeler gayet doğaldır, tarihin her döneminde hâkim kültür diğerlerini etkiler. Kültürel endişelerle bu tip uygulamalara karşı çıkılması da elbette mümkündür; fakat kültürel endişelerden dolayı gösterilen bu tavır dini argümanlarla karıştırılmamalıdır. Bu etkilenmelerin sakıncalı olup olmaması ayrı bir tartışmadır, ancak şurası kesindir ki bir eylemi, sadece, Batı’dan veya herhangi bir yabancı kültürden alındı diye reddetmek Kuran’ın bir gereği değildir. Hoşumuza gitmeyen her bir eylemi “caiz değil” diye yaftalamak hatalıdır.