Peygamberimiz Gelecekten Haber Verebilir mi? Kıyamet alametleri rivayetleri sahih midir?

0
14 views


Gaybtan ne kast ettiğimize bağlıdır. Yani diyelim ki müşehas bir zaman, mekân veya olaya atıfta bulunmaksızın genel olarak ümmetini gelecekteki bazı konularda uyarabilir. Bu gaybtan haber vermek değildir. Kur’an’ı Kerim’e baktığınız zaman toplumların çoğu fakirlikten değil zenginlikten, zenginliğin getirdiği azgınlıktan dolayı çökmektedir. Bunun pek çok örnekleri vardır. Buradan hareketle Kur’an’ın eğitiminden geçmiş peygamberin ümmetini uyarması gayet doğaldır. Mesela sizler için gelecekte en korktuğum şey kadındır, sizler için en korktuğum şey maldır demesi mümkündür. Geleceği basiretle bakan herkes böyle şeyler söyleyebilir. Ama noktasal olarak şu tarih geldiğinde şu olacak, bu tarih geldiğinde bu olacak şeklinde gaybı bilmesi asla mümkün değildir. Hele hele kıyamet saatiyle ilgili olarak, Kur’an’ı Kerim’de ısrarla gaybın bilinemeyeceği, bilhassa kıyametin asla bilinemeyeceği konusu vurgulanmıştır. Hatta bir kıraatte kıyamet saatini neredeyse gizleyeceğim ayeti ile ilgili neredeyse kendimden bile gizleyeceğim diyor. Cenab-ı Hak Kur’an’da kıyametin zamanının bilinemeyeceğini o kadar mutlak vurguluyor ki bu anlamda kıyametin ne zaman kopacağını hiçbir biçimde bilmek mümkün değildir. Böyle bir durumda kıyametin alameti de olmaz. Kur’an’ı Kerim kıyametin ansızın kopacağını bildirmektedir. Şu anda kopmayacağını düşünüyoruz işte tam da şimdi kopabilir. Her an kopabilir. Ama siz birtakım alametler sıraladığınız zaman Kur’an’ı Kerim’in temel öğretisine ters olacaktır. Kur’an’ı Kerim’e bakıldığında kıyametle ilgili bir sürü tablolar sunulduğu görülür. Dağların kopartılıp atılması gibi. Bunların sıralı bir anlatım olduğu düşünebilir ama öyle değildir. Anlatılanların hepsi aslında bir anda olacaktır. Sinemada bir saniye içinde görülen görüntü aslında yirmi beş kareden oluşmaktadır. Cenabı Hak aslında bir anda oluşacak bu olayları yazılı metinde ayrı ayrı anlatmıştır. Bu anlamda kıyamet alameti denilen şeylerin hepsi aslında kopma anında olacak şeylerdir. Yoksa önceden bunların olacağı, sırasıyla olacağı şeklinde olacak olması kıyametin ansızın kopacağına dair ısrarlı vurgusuna ve kıyametin saatinin ne zaman kopacağını hiç kimsenin bilemeyeceği vurgusuna tamamen terstir. Burada siz eğer Kur’an ve sünnete uymayan rivayetler sahih olamaz, peygamberin sözü olamaz görüşündeyseniz bu rivayeti kabul edemezsiniz. Fakat Hz. Peygamber Kur’an’a da ters bir şey söyleyebilir diye bir kabulünüz varsa bunu kabul edebilirsiniz ama bu mümkün ve mantıklı değildir. İslam toplumunun aslında günümüzde şunu yapması gerekir; birileri halen kıyamet alametlerine inanabilir, onları bekleyebilir bu kişinin tamamen bireysel özgürlüğüdür, burada yanlış olan kendi kabulünü başkalarına dayatmaya çalışması veya kabul etmeyen Müslüman kardeşine karşı hoş olmayan tavır sergilemesidir. Kur’an’ı Kerim gaybı hiçbir zaman hiç kimsenin bilemeyeceğini söylemektedir. Bazı istisna cümleler insanı aldatmaktadır. Aslında bu istisnalar meydan okumayla ilgilidir. Mesela Allah dilemedikçe Allah’ın razı olduğu hariç kim şefaat edebilir? ayetinde olduğu gibi. Halbuki buradan Allah razı olursa şefaat edilebilir sonucu çıkmaz. Bu ayetler müşriklere de yöneliktir ve siz putlar şefaat edecek diyorsunuz ama Allah izin vermedikçe kim şefaat ettiğini söyleyebilir? anlamında meydan okumadır. Yani şefaat edemeyecek anlamına gelir. Burada gramer açısından da maalesef farklı yaklaşımlar vardır.
Pekâlâ bir insan, Allah Resulü de gaybı bilemez. Doğrudan, gerçekten gayb bilmek anlamında gelecek yüz yıllarla ilişkin bir kavramsa bunun Peygamberin sözü olması mümkün değildir. Mesela dünyanın ömrü yedi bin yıldır, biz son yedi bininci yıldayız diye bir rivayet var. Halbuki peygamberimizden bu yana bin değil bin dört yüz yıl geçti kıyamet kopmadı. Belli ki bu uydurmadır. Dünyanın ömrü de şu ana kadar dört buçuk milyar ve bilim adamları tarafından bundan sonra da eğer insanlar yok etmezse yeni bir dört buçuk milyar yıl daha gezegenimiz var olabilir diye söylenmektedir. Bu şartlarda kıyametin kopuş tarihini vermek tamamen kehanet ve Allah’a ortak koşmak olur. Çünkü Allah çok açık ve net biçimde kıyametin ne zaman kopacağının bilgisinin sadece kendisinin olduğunu söylemektedir. Bu görüş Kur’an’a ve sünnete en yakın şeydir. Ben bu konudaki rivayetleri esas alacağım diyen kişi bu inancın doğru olduğuna inanıyorsa Allah ile kendisi arasındadır, inancını muhafaza etme hakkına da sahiptir. En azından demokratik, özgürlükçü bir hak olarak bu savunulabilir.

Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu