Peygamberimiz Hadis Yazımını Yasakladı mı?

0
831 views

Hadis” adı altında nakledilen sözlerin birçoğunu Kuran ve akıl reddetmektedir. Bunların yanında, “dinin kaynağı” gibi gösterilen bu hadisleri yargılayıp, bunların yanlışlığını ortaya koyacak hadisler de mevcuttur. Hadisleri hadislere yargılatmaktaki amacımız, hadisleri, dinin kaynağı olarak sunanların; yorumla, görmezlikten gelerek ve birçok ayrı anlamlı hadisten kafalarına uyanı seçerek, kendi uydurdukları hadislerle bile çeliştiklerini göstermektir.

Hadisleri incelemeye Peygamberimiz’in dönemine giderek ve sonra yavaş yavaş kendi dönemimize gelerek başlayalım. Peygamberimiz’in hadis yazımına izin vermediğini, kendi sözlerinin yazımını yasakladığını hadisçiler bile kabul etmektedir. “En doğru” kabul edilen dokuz hadis kitabından ikisi olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadis rivayet edilerek, Peygamberimiz’in, kendi sözlerinin yazımını yasakladığı kabul edilir:

“Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim, Kitab-ı Zühd; Hanbel, Müsned, 3/12, 21, 33)

Darimi’deki hadis ise şöyledir:

“Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.” (Darimi, es-Sünen)

El Hatib’deki hadis şöyledir:

“Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve ‘Yazdığınız şey nedir?’ dedi. ‘Senden işittiğimiz hadisler’ (sözler) dedik. Hz. Peygamber; ‘Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.’ dedi” (El Hatib, Takyid)

Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz:

“Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm)

Hadisleri inceleyen kitaplarda olsun, hadislerin dinin kaynağı olduğunu iddia eden kitaplarda olsun, Peygamberimiz’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığı aktarılır ve bunun hadislerle Kuran’ın karışmaması için olduğu söylenir. Oysa Ehli Sünnet mezheplerin yaklaşımını savunanlara göre hadislerden de aynı Kuran gibi dini hükümler çıkartılmalıdır. Yani hadisler de Kuran gibi dinin kaynağıdır. Peki dinin kaynaklarından biri de hadisler ise Peygamberimiz nasıl olur da hadis yazımını yasaklar; insanların dini eksik öğrenmelerini, kendi sözlerine yalan katılmasını, sözlerinin bir kısmının unutulmasını göze alır? Kuran’da kalemle yazı yazmaya dikkat çekilir; vasiyetin, borcun yazılması söylenir. Yazıya Kuran’da böylesi bir önem atfedilmişken eğer hadis kitaplarının aktardıkları da dinimizin ana kaynağıysa yazılmamalarına izin verilmemesi nasıl mümkün olur? Dikkat edin Peygamberimiz’in hadislerinin (sözlerinin) yazılmasını teşvik etmemiş olması bile ehli hadis anlayışı açısından sorunludur fakat aktarımlarda bundan çok daha fazlası, Peygamberimiz’in üstelik bunu yasakladığı ifade edilmektedir.

Eğer Peygamber dinin bir kaynağının kayda geçmiş olmasını engellemişse, dinin tam ve eksiksiz bir şekilde öğrenilmesini de engellemiş olmaz mı? İlerleyen sayfalarda göreceğimiz gibi birçok hadis uydurulmuştur. Eğer hadisler dinin kaynağı olsaydı, Peygamberimiz onları yazdırır ve şu anda olduğu gibi hadislerin içine on binlerce yalan karışmasını önemli ölçüde önlemiş olurdu. Oysa Kuran ayetleri Kuran’ın din adına yeterli ve tek geçerli kaynak olduğunu söylemektedir. Bunu da en iyi anlayan şüphesiz Peygamberimiz Hz. Muhammed’dir. Görüldüğü gibi Peygamberimiz’in sünneti (davranış tarzı); hadislerin Kuran’a ilaveler yapan kitaplar olarak yazılması değil, hiç yazılmamasıdır. Peygamberimiz hadis yazdırmamakla kalmamış, üstelik bunu yasaklamıştır. Öngörü sahibi Peygamberimiz; insanların detaysever, Peygamberleri ilahlaştırıcı, mezheplere bölünmeye müsait karakterlerini bildiğinden, bunlara yol açacak fiillerden sakındırmıştır. Bugün gelinen nokta Peygamberimiz’in öngörüsünü
bir kez daha takdir etmemizi gerektirmektedir.