Su Ayakta İçilir mi?

0
896 views

Günlük yaşantımızda birçok şey yaparız; uyumak, yemek yemek, yürümek, kitap okumak, televizyon izlemek, internette sörf yapmak ve nihayet su içmek! Birçoğumuz, dini, hayatımızın merkezine koymuşuzdur. Bu bakımdan yaptığımız her işin dine uygun olup olmadığını düşünüp ona göre aksiyon alırız. Peki su nasıl içilir? Oturarak mı yoksa ayakta mı? Tek seferde mi yoksa üç seferde mi yoksa beş seferde mi? Sorular çoğaltılabilir. Ben bu konuyla ilgili bir anımı anlatarak başlamak istiyorum.

Lisedeyken yorucu bir halı saha maçından sonra kana kana su içtim hiçbir şeye aldırış etmeden, o an dünya yıkılsa umrumda değil tek seferde şişeyi bitirmiştim. Rahatlamıştım, tüm bedenim suya doymuştu. Fakat bir problem vardı. Yakın arkadaşlarımdan biri kötü bir şey yapmışım gibi bana bakıyordu. Az önceki yenilgiden olsa gerek attığım gollerden morali bozulmuştur galiba diye içimden geçirdim. Ertesi gün tekrar aynı bakışlar ve bingo ben yine su içtikten sonra… Bu sefer dayanamamış olacak ki ”Suyu neden ayakta içiyorsun, senin Müslüman olduğunu bildiğimden uyarmak istedim. Peygamberimiz suyu oturarak ve üç yudumda içermiş, bu sünnettir.” dedi. Ben de nereden biliyorsun diye sordum. ”Hadis kitaplarında geçiyor.” dedi. Ben de bu konuyu araştıracağımı söyleyerek yanından ayrıldım.

Bu konuyu çok düşündüm ve araştırmaya koyuldum. Hadis kitapları, hadis kitapları… Daha önce hiçbirini okumamıştım hem kaç taneydi ki bunlar? İsimleri nelerdi? Kimler yazmıştı? Bir Müslüman olarak bu durumun gerçekliğini bilmem gerekiyordu. Ebu Davud isimli hadis kitabında bu konuyla ilgili art arda gelen iki hadisi gördüm:

Birinci Hadis: ”Peygamber ayakta su içilmesini yasakladı.” (Ebu Davud 4/No: 3717)
İkinci Hadis: ”Peygamberi sizin benim gibi ayakta su içerken gördüm.” (Ebu Davud 4/No: 3718)

Net bir şekilde görüleceği üzere birbirini yalanlayan ve birbiriyle çelişen iki hadis. Ancak birinci hadis, kendisiyle çelişen ikinci hadis de olmasına rağmen daha çok itibar görmüş. Liseden sonra bu arkadaşımdan başka kişiler de bu konuya değindi. Günümüzde de geleneksel İslami yaklaşımı benimseyenlerin, suyu oturarak ve üç yudumda içtiklerini ve bundan da sevap beklediklerini görebiliriz.

Dinimizin tek kaynağı Kuran‘da ise bu konuyla ilgili bir kısıtlama söz konusu değildir. Kuran‘ın bizi serbest bıraktığı çok geniş bir alandan söz edilebilir. Su içmenin nasıl olacağı da bunlardan biri. Ancak birtakım gelenekleri dinselleştirmeye çalışan insanlar bunun dini bir konu olduğundan ısrarcı. Fakat bu ısrarlarının altı boş ve delilsiz. Ayakta su içmenin sağlığa zararlı olduğuna dair birtakım haberler çıkıyor. Bir an bu haberlerin gerçek olduğunu varsayalım. Fakat yine de bu durum ayakta su içmenin günah olduğu anlamına gelmediği gibi, oturarak su içmenin de sevap olduğu anlamına gelmez. Su içmenin nasıl olması gerektiği din dışı bir alandır ve herkes buna kendi karar vermelidir. Ayakta su içmek sağlığa zararlıysa içmemeliyiz fakat burada yapılan hata ve dikkat çekmeye çalıştığım şey: bu durumun din ile ilgisi bulunmadığıdır.

Bu iki hadisten ve hadis kitaplarının içinde yer alan sayısız çelişkilerden de anlaşılacağı üzere hadislerin, Kuran gibi korunmuş olmadıklarını dolayısıyla da dinin kaynağı olamayacaklarını anlıyoruz. Hadis kitaplarında doğru ile yalan ayırt edilemeyecek şekilde birbirine karışmıştır.

Elimizde çelişkisiz Kuran varken, çelişkiler yığınına dönmüş hadislerden dini hüküm öğrenmeye kalkmak bizi Kuran‘dan uzaklaştırmaktan başka işe yaramaz. Allah’ın elçisi Peygamberimiz Hz. Muhammed, ahirette toplumundan şu şekilde şikâyetçi olacaktır:

Elçi de şöyle der “Ey Rabbim, benim toplumum bu Kuran’ı devre dışı tuttular.” (Furkan Suresi 30. Ayet)