Talak Suresi 4. Ayete Göre Küçük Kızların Evlendirilmesi Caiz Midir?

0
32 views
Talak Suresi 4. Ayete Göre Küçük Kızların Evlendirilmesi Caiz Midir?


Talak Suresi 65/4. Ayete göre küçük kızların evlendirilmesi kesinlikle caiz değildir. Küçük kız derken neyi kastediyoruz? Kurʼanʼı Kerimʼde evlilik için nikah çağından bahseden ayetler vardır. Nikah çağından bahseden ayetlerde aynı zamanda bir de rüşt kavramı ifadesi geçer. Bir kızın evlenebilmesi için mutlaka ergenlik ve rüşt çağına ulaşmış olması gerekir. Ergenliğe girmeyen bir kızın kesinlikle evlenmesi asla ve katʼa mümkün değildir. Bu sadece Kurʼanʼa, İslamʼa değil fıtrata da aykırı olan bir şeydir. Eğer küçük kız derken biz şunu ifade ediyorsak; ergenliğe girmiş, ergenlikten sonra da belli bir rüşte ulaşmış ki Kurʼan onun rüşte ulaşıp ulaşmadığını bir takım sınamalarla test edin demektedir. Özellikle yetimlerle bağlantılı ayette mallarını vermeniz için onu test edin der yani ekonomik yönetimi eline alıp alamadığınin, parayı ve malı kullanıp kullanamadığının test edilmesi ile anlaşılabilir sonucu çıkmaktadır. Zaten evlenen kız mehir alacağı için rüşte ermesi gerekir ki bu yönetimi yapabilsin. Dolayısıyla ergenliğe ve rüşte giren bir kız ancak evlenebilir. Bu çağdan önce asla evlenemez, hele hele bazı tefsirlerde Talak Suresi 65/4. Ayetin açıklamasında, adet görmeyen ifadesini alarak henüz ergenliğe girmemiş kızlar yorumu yapılır ki bu son derece yanlıştır. Her şeyden önce bu fıtrata, tıbba aykırı bir yorumdur. Çünkü ayette adet görmeyen kızlar değil adet görmeyen kadınlar ifadesi yer almaktadır. Bir hekim olarak bu durumun erişkin kadınlar için de olabildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Primer amonore ve seconder amonore dediğimiz bir husus vardır. Primer amonore; ergenliğe girdiği halde olgunlaştığı, hem bedensel hem cinsel organları geliştiği halde henüz adet görmeyen kadınları ifade eder. Toplumda belli oranda var olduğunu görmekteyiz. Ayrıca sekonder amenore olarak adlandırdığımız bir durum olan normal olarak adet gören kadınların; psikolojik veya biyolojik muhtelif nedenlere bağlı olarak adet görmeye üç aydan daha fazla süreyle ara verdiklerini de sıklıkla görmekteyiz. Ayette bahsedilen husus budur. Yani ya ergenliğe girdiği halde henüz adet görmeyen ya da adet gördüğü halde adetleri ara veren kadınlar, her iki durumu da kapsar. Ayet bu kadınların da iddeti üç aydır demiş olmaktayken maalesef eski tefsirlerimizden bir bölümü buradaki adet görmeyen kadınlar ifadesini alarak, demek ki adet görmeyen küçük kızlar da evlenebilir gibi son derece yanlış bir yorum yapmışlardır. Üstelik biliyorsunuz Talak Suresi 65/4. Ayetin konusu iddet bekleme süreleridir. Yine biz biliyoruz ki iddet süresi boşanan bir kadının başka bir erkekle evlilik yapabilmesi için bekleyeceği süredir. Yine biz Kurʼanʼdan biliyoruz ki; bir kadının iddet beklemesi için kendisiyle cinsel ilişkiye girilmesi gerekir. Eğer cinsel ilişkiye girilmemiş ise o kadın boşandığında iddet beklemesine gerek yoktur. Bunu Kurʼan Ahzab Suresi 33/49. Ayette eğer nikahlandığınız eşinizle zifafa girmeden onu boşarsanız iddet beklemesine gerek yoktur şeklinde çok net bildirmektedir. Demek ki Talak Suresi 65/4. Ayette konu edilen kadın kendisiyle evlenilen, ilişki kurulan ve ondan sonra boşanan kadındır. Siz bunun henüz ergenliğe girmeyen bir kızla evlenilebilir, kendisiyle ilişkiye girilebilir, boşanılabilir, o kızın iddeti şöyledir demiş olursanız büyük bir fecaat işlemiş olursunuz. Fıtrata aykırı olan, henüz genital organı yeterince gelişmemiş bir kızla evlenilebilir ve ilişki kurulabilir demiş olursunuz. Bu on dört asır önceki koşullarda asla mümkün değildir, günümüzde de mümkün değildir. O koşullarda bu kızlar böyle bir durumda ölürlerdi, ölmeseler de sürünürlerdi, günümüzde belki cerrahi müdahalelerle ölmeyebilir ama yine çok ciddi travmalar meydana getirir. Kurʼanʼın böyle bir duruma onay vermesi asla ve katʼa mümkün değildir. Dolayısıyla Talak 65/4. Ayet veya başka bir ayete dayanarak henüz ergenliğe girmemiş kızların evlenebileceğini söylemek Kurʼanʼa yapılmış büyük bir iftiradır.
Prof. Dr. Zeki Bayraktar