Felsefe, Kuran

Teslis İnancı Neden Problemlidir?

Teslis ya da üçleme, çoğunluk Hıristiyan mezheplerinin temel inançlarından birisidir. Bu inanca göre Allah tek özden (cevherden) oluşmuştur, ancak üç kişiliği vardır.  Bu üç kişilik yaygın Hıristiyanlık mezheplerde Baba, Oğul (İsa) ve Kutsal Ruh’tur. Tek tanrının farklı kişileri içinde barındırdığını savunan doktrinlere, başta Hint dinleri olmak üzere çeşitli antik dinlerde de rastlanmaktadır.

Teslis inancının hatalı olduğunu şu şekilde gösterebiliriz:

1-Kurani Kanıtlar: Teslis inancı Kuran ile çelişir. (Bakınız: Teslis inancını tevhid açısından nasıl değerlendirmeliyiz?) Dolayısı ile Kuran’ın Allah’ın kitabı olduğunu gösteren her kanıt, aynı zamanda teslis için karşıt kanıt niteliği taşımaktadır. (Bakınız: Kuran’ın Allah’ın kitabı olduğunu nereden biliyoruz.)

2-Eski Ahit’ten Kanıtlar: Tevrat’ta ve Eski Ahit’in diğer bölümlerinde; teslis hiç geçmediği gibi teslise aykırı, tevhidi savunan birçok ifade vardır. Hıristiyanlık için ise bu büyük sorundur. Çünkü Hıristiyanlar İncil ile beraber eski Ahit’i de dinsel kaynakları olarak görmekte ve ibadetlerinde okumaktadırlar.

3-İncil’den Kanıtlar: Teslis İncil’in bile hiçbir yerinde geçmez. Tam tersi teslis inancı ile çelişen onlarca İncil pasajı vardır. Örnek vermek gerekirse:

“Bizim için tek bir Tanrı Baba vardır.” (1. Korintliler 8:5: Buradan İsa ve Kutsal Ruh’un değil aslında “Baba” ifadesiyle nitelenen Tanrı’nın gerçek ilah olduğunu anlayabiliriz. )

“Çünkü tek bir Tanrı ve Tanrı ile insanlar arasında tek bir aracı vardır.” ( 1.Timoteyus 2:5: Buradaki aracı İsa’dır, yani İsa ilah değil onun aracısıdır.)

“Onların tartışmalarını dinleyen ve İsa’nın onlara güzel bir cevap verdiğini gören bir din bilgini yaklaşıp O’na, «Tüm buyrukların en önemlisi hangisidir?» diye sordu. İsa şöyle karşılık verdi: «En önemlisi şudur: ‘Dinle, ey İsrail! Tanrımız olan Rab tek Rab’dir’»” ( Markos 12:28-29: İsa’nın bu açıklamasından, tanrı olduğu iddiasında olmadığı kolayca görülebilir.)

“Mübarek ve tek Hükümdar, kralların Kralı, rablerin Rabbi, ölümsüzlüğün tek sahibi, yaklaşılmaz ışıkta yaşayan, hiçbir insanın görmediği ve göremeyeceği Tanrı” (1.Timoteyus 6:15-16: Buna göre Tanrı’yı hiç kimse göremez, iyi ama İsa insanlar tarafından görülmüştür!)

“Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam. İşittiğim gibi yargılarım ve benim yargım adildir. Çünkü amacım kendi istediğimi değil, beni gönderenin istediğini yapmaktır.” (Yuhanna 5:30: İsa burada Tanrı’nın yardımı olmadan hiçbir şey yapamayacağını, her şeyin arkasında onu gönderen Tanrı’nın olduğunu ifade etmesinden İsa’nın Tanrı değil,  Tanrı’nın gönderdiği bir elçi olduğu anlamı çıkmaktadır.)

“Ey İsrailliler, şu sözleri dinleyin: bildiğiniz gibi Nasıralı İsa, Tanrı’nın, kendisi aracılığıyla aranızda yaptığı mucizeler, harikalar ve belirtilerle kimliği kanıtlanmış bir kişidir. Tanrı’nın önceden belirlenmiş amacı ve önbilgisi uyarınca elinize teslim edilen bu adamı, yasa tanımaz kişilerin eliyle çarmıha çivileyip öldürdünüz” ( Elçilerin İşleri 2:22-23: Bu pasaj da mucizelerin İsa tarafından değil aslında Tanrı tarafından yapıldığına ve İsa’nın insan olduğuna gönderme yapmaktadır.)

İsa ona, «Bana neden iyi diyorsun?» dedi. «İyi olan tek biri var, O da Tanrı’dır.»” (Markos 10:18: İsa’nın burada asıl iyi olanın Tanrı olduğunu ifade etmesinden Tanrı olduğu iddiasında bulunmadığını anlayabiliriz.)

Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih’i tanımalarıdır.” (Yuhanna 17:3: İsa’nın yaptığı bir duadan küçük bir bölüm. Burada İsa’nın “tek gerçek Tanrı” ifadesini kullanması kendisinin Tanrı olmadığına açıkça işaret etmektedir.)

İsa, «Bana dokunma!» dedi. «Çünkü daha Baba’nın yanına çıkmadım. Kardeşlerime git ve onlara söyle, benim Babamın ve sizin Babanızın, benim Tanrımın ve sizin Tanrınızın yanına çıkıyorum.»” ( Yuhanna 20:17: Bu pasaj hem İsa’nın Tanrı olmadığına bir başka delil teşkil etmesinin yanında; Tanrı’nın, sadece İsa’nın değil “hepimizin Babası” olduğunu söylemesi açısından önemlidir. Dolayısı ile İncil’de geçen “Baba” kelimesinin biyolojik değil mecazi manada kullanıldığını, bu ve benzeri pasajlara dayanarak rahatlıkla söyleyebiliriz.)

İbrahim’in, İshak’ın ve Yakup’un Tanrısı, atalarımızın Tanrısı, kulu İsa’yı yüceltmiştir.” ( Elçilerin İşleri 3:13: Burada, İsa’nın “Tanrı’nın kulu” olduğu açıkça ifade edilmiştir.)

Bunlardan burada aktarmadığımız benzeri bölümlerden açıkça görebileceğiniz gibi İsa’nın, Allah’ın haşa bir kişiliği olduğu (dolayısıyla üçleme inancı) İncil’e atıf yapılarak bile savunulamaz. Günümüzdeki İncil bile, hiçbir yerde üçlemeden, ya da İsa’nın Tanrı olduğundan bahsetmediği gibi yukarıdaki bölümlerden açıkça görüldüğü gibi Allah’ın birliğine ve İsa’nın kul olduğuna işaret eder.

4-Felsefi Argüman: Bu ifadenin felsefi ve mantıksal tutarsızlığı çok açıktır; bu apaçık hususta, kısaca, birkaç noktaya dikkat çekmekle yetineceğiz. Allah’ın birden fazla ilah olduğu iddiası mantıksal çelişkiye götürdüğü için de kabul edilmezdir. “Birden fazla kişilikli ilah” kavramı, tıpkı “dört kenarlı üçgen” veya “evli bekar” gibi içinde çelişki içeren bir kavramdır. Birden fazla kişilik varsa, mantıksal olarak bu kişilikler belli konularda ayrılığa düşebilirler. Peki her şeye gücü yeten iki varlığın istekleri çelişirse bunlardan hangisi gerçekleşecektir? Basit bir örnek vermek gerekirse birinci kişilik göğü mor, ikinci kişilik yeşil yapmak istedi, gök hangi renkte olacaktır? Gök mor olursa, bu sefer ikinci kişilik her şeye kadir olamayacaktır, ki bu durum da “ilah” tanımı ile çeliştiğinden sadece ilk kişiliğin ilah olduğu ortaya çıkacaktır! Yeşil olursa, aynı durum ikinci ilah için söz konusu olacaktır! Eğer göğün rengi değişmeden kalırsa, bu sefer iki kişilik de her şeye kadir sıfatları ile çelişecekler, dolayısı ile gene çelişkili bir durum ortaya çıkacaktır! Saydığımız üç sonuç da kabul edilir değildir, dolayısı ile teslis, ya da Allah’ın birden fazla kişiliği olabileceği varsayımı çelişkilere yol açtığı için terk edilmelidir.

Not: 3. ve 4. noktanın hazırlanmasında Enis Doko’nun “Dahi ve Dindar” kitabının son sözü kaynak olarak kullanıldı.