Yılbaşı Kutlamanın İslamda Yeri Var mı?

0
150 views
Yılbaşı Kutlamanın İslamda Yeri Var mı?

Çoğu insanın yılbaşı ile noeli birbiri ile karıştırdığını görmekteyiz ancak yılbaşı ile noel aynı şeyler değildir. Yılbaşı aslında Güneş takvimi ile ilgili astronomik bir hadise yani bir anlamda evrensel bir meseledir. Bir yılın bitip yeni bir yılın başlaması ile ilgilidir. Dolayısıyla öncelikle altını çizmemiz gerekir ki yılbaşı herhangi bir dine, herhangi bir inanca ya da kültüre ait kılınabilecek bir durum değildir. Dolayısıyla bir Müslüman yılbaşıyla ilgili pekala herhangi bir kutlama yapabilir çünkü bu dini bir kutlama değildir. Kutlamaları tabii ki İslami ilke ve değerler ölçüsünde yapması gerekmektedir. Fakat bunu zaten yılbaşı dışındaki günlerde de aynı şekilde devam ettirmesi gerektiği için bu konuda yılbaşını ayrıcalıklı kılan bir durum söz konusu olmamaktadır. Yani yılbaşında içki içmek, kumar oynamak, zina yapmak gibi faaliyetler tabii ki haram olacaktır ama bu sadece yılbaşıyla ilgili değildir. Bunlar yılbaşı dışında da zaten haram olan şeylerdir. Öte taraftan bir Müslüman yeni bir yılın gelmesini umut ve ümitle karşılayabilir ve geride bıraktığı yılın muhasebesini yapabilir. Hata ve günahlarından dolayı Allahʼtan af dileyebilir.
Noel ise Hristiyanların Hz. İsaʼnın doğumuna verdikleri addır. Hz. İsaʼnın doğumunu Hristiyanlardan Batı Klisesi 25 Aralık, Doğu Kilisesi ise 6 Ocak tarihinde kutlarlar. Bu anlamda Hristiyanların Hz. İsaʼnın doğumunu kutlaması veya bunu yılbaşı ile birleştirmesi de dini açıdan sakıncalı bir konu değildir. Çünkü her ne kadar Hz. İsaʼnın doğum tarihini bilmesek de, Hz. Muhammed gibi Allahʼın kulu ve elçisi olduğunu biliyoruz ve buna iman ediyoruz. Dolayısıyla bir Müslüman Hz. İsaʼnın da, Hz. Musaʼnın da, Hz. İbrahimʼin de, Hz. Nuhʼun da ve tüm Peygamberlerin de doğum gününü pekala kutlayabilir. Bu kutlama için geleneksel Hristiyan adetlerine uymak zorunda da değillerdir. Müslümanların Peygamberler arasında ayrım yapmaması Kurʼanʼda çok net bir şekilde ifade edilir. Bu konuda Bakara Suresinin 2/136. Ayetini örnek olarak verebiliriz. Şöyle deyin: Allahʼa, bize indirilene, İbrahimʼe, İsmailʼe, İshakʼa, Yakubʼa ve onun torunlarına indirilene, Musaʼya ve İsaʼya verilene, diğer nebilere verilene inandık. Bunlar arasında hiç kimseyi ayırmayız, biz yalnız Oʼna teslim olanlarız. Ayette açık bir şekilde zaten tüm Peygamberlerin İslam Peygamberi olduğunu ve onlar arasında hiçbir ayrım yapılmaması gerektiğini ifade edilmektedir. Önemli olan bir şeyin dini açıdan yasak olup olmamasıdır. Bizim kültürümüzde, örf ve adetimizde yeri olup olmaması dini açıdan bir ölçü değildir. Kurʼanʼı Kerimʼde açıkça yasaklanmamış hiçbir konu dinin konusu kılınamaz. Bu konuda insanlar serbest bırakılmışlardır. Maide Suresi 5/101. Ayet bunun için yeterli bir delildir. Şöyle ifade edilir: Ey iman sahipleri size açıklandığı zaman canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sorup durmayın, Kurʼan indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah bağışlayıcıdır ve yumuşak davranandır. Bu ayet tek başına Kurʼanʼda açıklanmayan meselelerle ilgili tercihlerin insanlara bırakıldığını ifade etmektedir. Tabiî ki Kurʼanʼın bütünlüğü içerisinde Kurʼanʼın ortaya koymuş olduğu temel ilke ve değerlere uyumlu olarak insanlar tercihlerini yapabilirler.
Öte taraftan sırf batı kaynaklı diye de yılbaşı veya noel gibi kutlamalara karşı çıkmak çok gerçekçi ve doğru da değildir. Çünkü doğum günü, mezuniyet gibi bir çok kutlama da batı kökenli ve kaynaklıdır. Kültürler arası etkileşimle dini ayrı tutmak gerekmektedir. Önemli olan bu kutlamaların dine aykırı olup olmamasıdır. Bazı kişi ve çevreler her yılbaşı üzeri “Yılbaşı kutlamıyoruzˮ pankartları açıp çeşitli eylemler yapıyorlar. Oysa hiç kimseye ülkemizde zorla yılbaşı veya noel kutlatılmıyor. Kutlamak isteyen kutlar, kutlamak istemeyen kutlamaz. Bir yandan ülkemizde yaşayan bir çok Hristiyan vatandaşımız var, onlarla birlikte aynı toplum içerisinde bir çok ortak değeri paylaşıyoruz. İnanç ve değerlerimize saygı duyulmasını bekliyorsak, Hristiyan vatandaşlarımızın da inanç ve değerlerine de saygı duymak durumundayız.
Çam ağacı almak ve çam ağacı süslemek de dini bir konu değil tamamen kültürel bir konudur. Bu konuda da insanlar evlerine çam ağacı alıp süsledikleri zaman herhangi bir dini ritüeli yerine getiriyor değillerdir. İnsanlar isterlerse evlerine çam ağacı alıp onu süsleyebilirler, böyle bir eğlence ortamı oluşturabilirler. Bu durum dini bir konu değildir. Doğrusu ifade etmek gerekir ki kılık kıyafetinden, kullandığı arabadan yeme içme kültürüne kadar neredeyse tamamen batı kültürüne ait olan insanların bir kısmının; mesele yılbaşı veya noel olduğu zaman batı kültürüne ait şeyler olduğunu söyleyip itiraz etmeleri kendi içerisinde tutarlı gelmiyor.

Dr. Emre Dorman