Fil Suresine Göre Ebabil Kuşları Taş Yağdırmış mıdır?

0
909 views


Fil Suresi Kur’an’ı Kerim’in 105. Suresidir. Bu surede Cenabı hak Hz. Peygamberin doğumuna yakın bir dönemde vuku bulan bir olayı anlatıyor. Tabii ki burada Cenabı hakkın amacı olayı tasvir etmek değil insanlara bir mesaj bildirmektir. Olaya Fil olayı denmesinin sebebi şöyledir: o dönemde Habeşistan’da zuhur etmiş olan Ebrehe adında bir komutan vardır. Habeşli komutan Yemen’den çıkarak Hicaz bölgesine doğru ilerliyor. İslam tarihçilerimiz genellikle Ebrehe’nin amacının Kabe’yi yıkmak hatta Kabe’nin taşlarını götürüp Yemen’de kutsal bir mescit yapmayı planladığını söylerler. Mekke’ye 40 km. yaklaşarak Muammes denilen yere gelmiş. Eskilerin anlatımıyla Muammes denilen yerde ebabil denilen bir kuş cinsi gelenlerin üzerine taş yağdırmışlar. Ağızlarında ve pençelerinde taşıdıkları taşları Ebrehe’nin ve askerlerinin üzerine atarak onları helak etmişler. Ben bu meseleyi inceledikten ve oraları gezdikten sonra gördüm ki burası volkanik bir yerdir. Nitekim benden önce de özellikle batılı yazarlar olmak üzere bazı yazarlar buranın volkanik bir arazi olduğunu söylemişlerdir. Yukarıdan baktığınız zaman lavların aktığı istikameti dahi görebilirsiniz. Ebrehe’nin ordusu burada volkanik bir patlamayla karşı karşıya kalmışlardır. Yer altındaki kızgın lavlar yağmur gibi Ebrehe’nin ve ordusunun üzerine yağmıştır. Ebrehe’nin askerleri helak olmuşlar. Bunu eskilerden de bilenler vardı. Bizim tarihçilerimiz eskilerin şaz haberlerine hiç değer vermemişlerdir. O şaz haberlerinden birisi fadelle le keydehum evvelen bi tahrıki – onların hileleri ters yüz edildi, önce yakmak suretiyle – ve saniye biirsalittuyurialeyhim – ikinci olarak da üstlerine kuşlar geldi. Bizim tarihçimiz burada ebabil kelimesini alıyorlar ve bunun bir kuş çeşidi olduğunu söylüyorlar. Halbuki ebabil kelimesi bir kuş çeşidi değil ibbil kelimesinin çoğuludur. İbbil martı gibi bir kuştur. Leş yiyen bir kuştur. İbbil kelimesinin çoğulu da ebabildir. Sürü halindeki kuşlar. Üstlerine lav yağan insanların cesetlerini yemek üzere ibbil kuşları gelmişlerdir. Tarihi rivayetlerde kuşların deniz tarafından geldiği söylenmiştir. Deniz tarafından gelen kuşlar martı benzeri kuşlardır ve leş yerler. Binlerce yanan cesedin üzerine gelmişler. Günümüzde de bir gerçektir ki dağda bir hayvan öldüğü zaman kuşlar başına toplanırlar ve yerler. Orada da meydana gelen manzara budur. Ebrehe’nin askerlerinin ve hayvanlarının, fillerinin üstlerine lav yağmış, yanmışlar, pişmişler. Böyle bir manzara olunca deniz cihetinden kuşlar gelmişler ve onları parçalayarak yemişlerdir. Nitekim Fil Suresi 105/5. Ayette Fece’alehum ke’asfin me/kûl yani yenilmiş ekin gibi olduğu söylenmektedir. Fil suresi de aynı anlattığım tarzda olayı anlatmaktadır. Fakat kimileri kelimelerin manasını saptırmak suretiyle olayı başka yere çevirmişlerdir. Saptırdıkları kelimelerden birisi de Pehlevice sengegil kelimesinden Arapçalaşmış siccil kelimesidir. Pişmiş taş manasına gelir. Lavdır yani. Demek ki üstlerine yağan lavdır. Kuşlar da onları yemişler, etlerini parçalamışlardır. Kur’an’ı Kerim’de yine Fil Suresi 105/3. Ayette Ve ersele ‘aleyhim tayran ebâbîl – Ebabil kuşları onları siccilden olan taşların üzerine attılar denmektedir. Taşları onlara attılar değil, onların cesetlerini taşların üzerine atmışlar denmektedir. Dolayısıyla eskilerin birçok şeyi masallaştırmaları gibi Fil olayını da masallaştırmak amacıyla bu kılığa sokmuşlardır. Bu konuda müstakil bir eser yazdım. Eser yeni bir baskı da yaptı. Son baskısı Konya’da basıldı. Orada da ifade ettiğim üzere eskilerin türrehat denilen tarzda anlatımları hiçbir esasa dayanmamaktadır. Tamamen hayal ürünü anlatımlardır.

Prof. Dr. Mikail Bayram